virüsün götürdükleri

Tanık olduğumuz dönüştürücü güce sahip büyük olayların kim tarafından ve neden yaratıldığına ilişkin komplo teorilerini şimdiden geliştirmek, zamanımızı kahinlik yapmaya harcamak yerine, yaşadığımız bu çarpıcı sürecin nelere yol açtığını, hangi temel haklara darbeler indirdiğini ve bunun neye ya da kimlere hizmet ettiğini değerlendirmeye çalışarak, yaşadığımız olaylar karşısında buradan hareketle bugün geliştireceğimiz tavrı belirlemeye çalışmanın daha mantıklı olacağını düşünüyorum. Hızıyla bizi afallatan süreç karşısında ayakta kalmayı, doğrultumuzu olabildiğince korumayı belki de bu şekilde bir ölçüde başarabiliriz. Bu değerlendirmeyi ne kadar sağlıklı yaparsak, başlangıçtaki soruların yanıtını bulmada hakikate bir o kadar yaklaşmış olacağız.

Devamını oku...

Sigara böreği tadında

Birinci tekilden yazılmış –tıpkı hayat gibi– bir günceden kopartılan satırlarla o günleri çok sınırlı yönleriyle yeniden canlandırmaya çalışmak ne kadar anlamlı olabilir?

Yine de belki sadece kendi adıma illa ki biraz anımsamak için.

Çıldırmamanın yolu unutmak derler, aksine ben de –şekillerini değiştirmek tehlikesini göze alarak– yaşanmışlıkları unutmadan oyunu sürdürmeyi öğreniyorum. Hem de en ince ayrıntısına kadar kurcalayarak.   

Usta birliğime dağıtımımın kesinleşmesiyle birlikte on beş aylığına İzmir’e yol göründü.

Devamını oku...

yerine

Hayırsız olan sen değil, en az her insan kadar bencil olan bendim. İyi günde, sonradan sahteliği doğrulanacak kısa kısır mutluluk alışverişlerinde de olsa, kötü günde, hastalığının doruğa ulaştığı anlarda yanında olamadım. Gerçi şatafatlı bir tören eşliğinde herkesin gözü önünde el ele, ayak basmalı verilmiş bir söz de yoktu aramızda, ama bunca geri dönüşün, bunca yakın temasın hatırına bunu yapmalıydım. Olmadı, yapamadım. Yaşamın boğucu sıradanlığına teslim olarak her zamanki gibi kolayı seçtim. Zamanın uğursuz bir yerinde, farkına varmadan ya da bile bile ve umursamadan yapılan anlık bir hareketle yıkılıveren koskoca yüklü geçmiş. Şimdi durup –bu yok edici akışta gerçekten durmak mümkün mü?– geriye bakınca daha iyi anlıyorum, söylemesi zor ama bana olan bağımlılıkta açlıktan, sığınma arayışından çok sevgi ihtiyacının payı vardı. Benim ilgim ise her koşulda yinelenen bir gündelik devinimin bir kez daha yeniden yaşanması arzusundan kaynaklanıyordu. Yemek yemek, su içmek gibi rahatlatıcı ama fazlasıyla bağlayıcı.

 

Devamını oku...

hasarlı anılar ambarı

Denizin incileri bu kez tabloda - GÜNCEL - Kaptan Haber Yüz çizgilerini yitirmiş toplu fotoğraflar, vitrin camlarında, çerçeve kenarlarında, biraz destekle de olsa hala o kayıp bakışları anımsatmakta. Gün geçtikçe mevcutlarını yitirmekten yorgun düşmüşler. Biri omuzdan diğeri belden birbirine sarılı iki beden, kafada kurdele, siyah beyaz ama capcanlı duygular; içinden laciverdimsi ışıltıların göz kırptığı yuvarlak cama yönelmek yerine çoktan yitmiş bir öteye dalmış bakış, içinin eridiği torunlarını kucağına eğreti oturtmuş muzaffer bir dede, yan yana dizilmiş cinsiyeti farklı ama muzipliği bir ikizler, ismi çoktan unutulmuş kedinin kucakta bıraktığı hafif nemli sıcaklık, merdivenli sokağa açılan kapı –orada çiçekler mi vardı?–.  

Devamını oku...

Kırk yıl sonra aynı yerde: Damur

We Are Lebanon | Lebanon, Beirut lebanon, Natural landmarks  

Maruni George’un eşi Raşel, Kayseri kökenli bir Ermeni. Ablamın okuldan Köroğluyan soyadlı kız arkadaşı gibi, “soyadımız, Türklerin işkence edip gözünü çıkardığı dedemin mirası” filan demiyor. Senin soykırımın, benim soykırımım kavgası yok. Akıcı Türkçe konuşan kadın terzi. Diktiği elbiselerin çoğunun kumaşını Dreyfus mağazasından alıyor. Çok ayıp ama bugün ismini hatırlamadığım benimle yaşıt kızıl kıvırcık saçlı şirin bir kız çocukları var –saçları kızıl mıydı, yoksa ilk aşkım mıydı?–.

Devamını oku...

Web Tasarım M.ISTIN 05307600735