Bunker 42

Résultat de recherche d'images pour "bunker 42" Bunker’in girişi ilk bakışta, Moskova şehir merkezindeki Kotelnitşetski ara sokağında yer alan iki katlı sade bir konut gibi duruyor. Ne olduğu bilinmese buradaki kapı ve pencerelerin bir göz aldatmacası olduğu, bu tuğla duvarların arkasında dokuz metre yüksekliğinde ve altı metre kalınlığında demirden bir kubbe gizlendiğini bilmek imkansız.

 

Halka açılan ilk bunker

Yapılan denemeler atom bombasına karşı yapılan tüm bunker’lerin en zayıf noktasının giriş noktaları olduğunu göstermiştir. Dolayısıyla bu sığınak inşa edilirken en küçük radyoaktif toz parçasının içeriye girmemesi ve aynı zamanda sığınak içerisini olası patlamanın şok dalgaları ve ışın etkisinden korumak için gereken önlemler alınmıştır.  

Her biri iki ton ağırlığında olan özel kapılar aynı işlevi yerine getirmek üzere tasarlanmıştır. Buna ek olarak bunker yerin altına 65 metre, yani 18 katlı bir bina boyu kadar derine gömülmüş bulunuyor.

Soğuk savaş sırasında Sovyetler Birliği hararetli bir şekilde Üçüncü Dünya Savaşına hazırlanıyordu. Bu ortamda eski SSCB toprakları üzerinde bine yakın atom bombası sığınağı yapıldı. Son bunker’in yapımına 1989 yılında Kırım’da başlandıysa da bu sığınak tamamlanamadı.

Moskova merkezinde Taganski Mahallesinde yer alan ve “Bunker 42” olarak adlandırılan sığınak gizliliği kaldırılarak Soğuk Savaş Müzesi haline dönüştürülmüştür.

42 numaralı bunker ihaleye çıkarılarak 2006 yılında Rossimuştşetsvo Rus Kamu Malları Yönetimi Federal Ajansı tarafından özel bir şirket olan Novik-Service’e 65 milyon rubleye (bugünkü döviz kuruyla 16 milyon Euro’ya) satılmıştır. Soğuk Savaş Müzesi rehberi Alexeï Alexandrov’un anlattığına göre ardından bu özel yer restore edilmiştir.

Yapımına Stalin döneminde 1951’de başlanan ve onun ölümünden sonra 1956’da hizmete giren bunker 40 yıl boyunca “özel sit” statüsünden yararlanmıştır.

Çevredekiler burasının askerler için yapılmış tuvaletler olduğunu sanıyorlardı

Müzeyi ziyaret edenlerin dikkatini ilk çeken şey bunker’in kamuflajına gösterilen özendir. Gerçekten de iki katlı basit bir binanın altında hava kuvvetlerinin 7.000 metrekarelik alana yayılmış olan, uzun menzilli hava komuta ve kontrol merkezinin bulunduğuna kimseyi kolay kolay inandırmanız mümkün olamaz.

“Bunu tahmin etmek tamamen imkansızdı. Örneğin pencereleri ele alalım. Bunker’in üstünü kaplayan çelik kubbe ile pencereler arasında yaklaşık bir metre kadar mesafe vardı. Bu aralık pencere denizliğinde bulunan saksıdaki çiçekleri sulamak ya da perdeleri çekmek için ancak yetiyordu. Genel kural olarak buranın gerçekten de içerisinde yaşanılan bir ev olduğunu göstermek için elden gelen her şey yapılıyordu. Her gece ışık yakılıyor ve sabahları söndürülüyordu”, diye anlatıyor Alexeï Alexandrov.

Sığınak 24 saat aralıksız hizmet veriyordu. Bakım ve işleyişten sorumlu her ekip 600 kişiden oluşuyordu ve içlerinde telgrafçılar, telefon santral memurları ve kriptocular bulunuyordu.

Bu personelin tümünün  dikkat çekmeden aynı anda mekana girip çıkması imkansızdı. İnsanların binaya üniformalı üçerli gruplar halinde düzenli aralıklar halinde girmesine izin veriliyordu. Önceki vardiyanın elemanları da karşılıklı olarak aynı düzen içerisinde çıkış yapıyorlardı. Kotelnitşeski sokağındaki komşu binaların sakinleri evi ziyaret edenlerin tuvalete gittiklerine inanıyorlardı. Askerlere, meraklıların olası sorularına karşılık evde orduya ait bir kütüphane olduğu şeklinde yanıt vermeleri söylenmişti.

Temel ihtiyaç maddeleri stoku bir ay yaşamaya yeterliydi

Sığınakta dönemsel olarak çalışan uzmanlar çalışma yerlerine gözleri bantlı bir şekilde getiriliyorlardı. Bunker’e ayrıca gizli tünellerle de ulaşılıyordu. Bunlardan biri Kurskaya ve Taganskaya metro istasyonları arasında yer alıyordu. Bir diğeri ise Taganskaya metro hattı üzerine çıkıyordu. Tünellerin diğer sığınağa denk gelen uçlarında, her biri ayrı bir işlev gören dört adet silindirik blok bulunuyordu.

“Dört numaralı blok komuta merkeziydi. Yanındaki blokta, yani bir numaralı olanında santral görevlileri, kriptocular, telsizciler ve diğer uzmanlar bulunuyordu. İki numaralı blokta uzun menzilli iletişim malzemeleri yerleştirilmişti ve üç numaralı blokta da sığınağın çalışması için gerekli tüm donanımlar bulunuyordu”, diye anlatıyor Alexandrov.

Sığınağın kendi dizel jeneratörleri bulunuyordu ve bir havalandırma sistemi ve iki artezyen su kuyusuna sahipti. Bunker içerisinde tamamen bağımsız olarak bir ay yaşamaya yetecek kadar gıda stoku bulunuyordu.

Müze çalışanları ziyaretçilere gerekli tüm açıklamaları veriyorlar. Ve yaptıkları açıklamaları görsellerle destekliyorlar.

“Soğuk röportaj” ya da Müze tozu

Müzenin sinema salonunda ziyaretçi grupları arzu ederlerse “Soğuk Röportaj” başlıklı belgesel filmi izleyebilirler. Belgesel ABD ve SSCB arasındaki mücadele, silahlanma yarışını ve uluslararası gerilim yıllarını anlatıyor.

Ekranda sinematografik kroniklerin aşina görüntüleri birbirini izliyor: Hiroşima ve Nagasaki bombardimanları, Winston Churchill’in Fulton söylevi, Rus nükleer fizikçi İgor Kurçatov, Semipalatinsk Sovyet Nükleer Deneme Merkezi, Orta Menzilli Füzeler…

Bu arada Amerikan saldırısına karşılık olarak bir nükleer füzenin ateşlenmesine yönelik simülasyon rehberli gezinin en çarpıcı unsurlarından biri.

Bunker asırlar boyunca ayakta kalacak şekilde, özellikle de hiçbir radyoaktif toz parçacığının içeriye girememesi için özel tasarlandı. Ancak buna karşın müze içerisinde gözümüze çarpan tozlar zararsız olduğunu bunların sadece müze tozu olduğunu öğrenince rahatlayacaksınız.

(http://fr.sputniknews.com/societe/20120604/194935775.html sitesinde 04.06.2012 tarihinde yayınlanan Fransızca yazıdan Türkçeleştirilmiştir)

Müzenin internet sitesi www.bunker42.com

2 saat 15 dakika süren rehberli tur fiyatı yabancılar için 4100 RUBLE yani yaklaşık 66 euro… ayrıca 200 ruble de fotoğraf çekmek için ödeniyor. Müze kart geçerli değil. 

Yazdıre-Posta

Irish gambling website www.cbetting.co.uk Paddy Power super bonus.