Paul Aussaresses: Bir caninin hatıra defteri

    Komutan sıfır, o dönemde genç matematikçi Maurice Audin’i yakalayan, sorgulayan ve yok eden katil sürüsünün başında bulunuyordu. Ölene kadar sırlarını ifşa etmemeye yemin eden general, gazetecilerin sorularını yanıtlarken ağzından yanlışlıkla ‘onun nereye gömülü olduğunu bilmiyorum’ itirafını kaçırır.

 

 

 

 

Genç komünist militan, komutanlarının emriyle hareket eden Fransız özel paraşütçü komando birliklerince, namıdiğer ‘Aussaresses ekibi’ tarafından kaçırılır ve infaz edilir.

Aussaresses’in selefi subay Yves de la Bourdonnaye-Montluc’ün anlattığına göre, teslim aldığı ‘ekibin kimi üyeleri tamamen çıldırmış durumdaydılar. Tutsakları kalplerinden tek bıçak darbesiyle öldürmeyi alışkanlık haline getirmişlerdi’.

Eski direnişçi, sonra işkence uzmanı, ardından da gözü dönmüş bir silah tüccarı olan General Aussaresses kimilerince şizofren bir casus olarak da anılmıştır. Paul Aussaresses, genel olarak Cezayir bağımsızlık savaşı, özellikle de efsanevi Başkent Cezayir Savaşı sırasında sistematik olarak uyguladığı işkenceyle ünlüdür. Paraşütçü Generalinin yaklaşık olarak 1500 kişinin infazında parmağı olduğu bilinmektedir.

Bu üstün nitelikli asker, İkinci Dünya Savaşı sırasında, Alman işgali altındaki topraklarda direniş harekatlarının eşgüdümünü sağlamak göreviyle Jedburgh grubuna katılır. 1944 yılında özel bir harekat kapsamında Alman birliklerinin ardına paraşütle indirilir. Savaş sonra Dış Haberalma ve Karşı Casusluk Örgütü SDECE’nin, 11nci Şok adlı vurucu gücünün kuruluşunda yer alır. Ardından paraşütçü birliklerin başında Hindiçini’ne gönderilir.

1955’te Cezayir’de Skikda(sömürgecinin Philippeville’i)’daki 41 nci Tugayda istihbarat subayı olarak görevlendirilir. Barış sırasında tasfiye ettiği, ancak Cezayirli isyancıların direnişi üzerine yeniden ihtiyaç duyulan istihbarat birimini yeniden oluşturur. 20 Ağustos 1955’te Ulusal Kurtuluş Cephesi (FLN) Skikda’da bir göve gösterisi örgütler. Aussaresses bu girişimi önceden haber aldığını ve büyük kayıpların önüne geçebileceğini düşündüğünü anlatacaktır. FLN üyeleri yürüyüşlerine erkekleri, kadınları, çocukları silahsız olarak katılmaya ikna etmişti. Komutan sıfır ünlü kitabında, birliğinin 134 kişiyi öldürdüğünü ve yüzlercesini de yaraladığını anlatır. Fransızlardan sadece 2 kişi ölmüştü. Ardından gelişen olaylarda küçük bir bölümü Fransız siviller olmak üzere toplam 40 bine yakın insan yaşamını kaybeder.   

Kahramanımız, 1956 ilkbaharında Birleşik Krallık’ta Salisbury’deki bir gizli eğitim kampında, bir ay boyunca Süveyş Kanalı harekatının hazırlıklarına katılır. Mayıs ayında Cezayir’e geri dönüp Annaba’da paraşütçü komandolarla birlikte Süveyş Kanalı harekatının hazırlıklarına devam eder. Eğitim sırasında sakatlanınca harekata katılma olanağını kaybeder.    

Skikda (Philippeville) katliamındaki başarısını yakından izleyen Fransız  General Massu, Aussaresses’ten kendisiyle birlikte başkent Cezayir’de FLN’nin faaliyetlerinin denetim altına alınması konusunda yardım ister. Başkent Cezayir Savaşı süresince General Massu’nun baş yardımcısı olacaktır. Özellikle FLN tarafından örgütlenen 28 Ocak 1957 gösterisinin bastırılmasında başrol üstlenir. Yine aynı yıl, FLN’nin yönetici kadrolarından Larbi Ben M’hidi’yi asar ve  bu cinayete intihar süsü vermeyi başarır. Aynı şekilde Ali Boumendjel’in gözaltına alındığı binanın 6ncı katının penceresinden atılması emrini verir ve cinayeti intihar olarak açıklar.

Cezayir Savaşında, Fransız devletinin bekasını ve çıkarlarını koruma yolunda attığı ulvi adımlardan sonra  ABD’de, özel kuvvetlerin yani yeşil berelilerin karargahı olan Fort Bragg’ta, kontrgerilla teknikleri, isyan bastırma ve psikolojik savaş üzerine ders verir. Komutan sıfır, bir gazeteciyle söyleşisinde Fort Bragg’ta, daha çok Başkent Cezayir Savaşında uyguladığı “kitlesel gözaltılar, istihbarat ve işkence” dersleri verdiğini açıkça kabul edecektir. Ona göre “devrimci savaşta asıl düşman halktı”; “işkenceden geçirilen kişiler infaz edilmeliydi”.  Amerikan yeşil berelileri Aussaresses’ten öğrendiklerini Vietnam’da fazlasıyla uygulama olanağı bulacaklardı.

General Aussaresses, 1973’te Brezilya’ya ‘askeri Ataşe’ olarak tayin olunca, ‘Ölüm süvari bölüğü’ komutanı General Joao Baptista Figueiredo’nun kısa sürede dostluğunu kazanır. Manaus’taki özel kuvvetlerin eğitim kampında Cezayir Savaşı üzerine ünlü derslerini vermeye devam eder. Bu kasap okulunda Amerikanın himayesinde ve CIA gözetiminde Güney Amerika’nın analarını ağlatacak olan Şilili, Arjantinli ve Venezüelyayı üst düzey subaylar da eğitiliyordu.

1975’te askerlikten ayrılıp emekli olduktan sonra Komutan sıfır, Fransız silah üreticisi şirketlerde üst düzey görevler üstlenecek, Bolivya’da gizlenen eski SS Subayı Klaus Barbie ile ortak iş yapmaktan Irak’a silah satışına kadar, Fransız Devleti adına birçok rezillikte kilit görevler üstlenmeye devam edecektir.

3 Mayıs 2001’de, uzun yıllardan sonra ifşalarda bulunduğu ‘Özel Kuvvetler: Cezayir 1955-1957’ isimli kitabı yayınlanır. Kitaptan bazı bölümler Le Monde gazetesinde gündeme getirilince ülkede kıyamet kopar. Dönemin Cumhurbaşkanı Jacques Chirac işkenceci Generale daha önce verilen Şeref Madalyasının geri alınmasını emreder.

Kitabının 161 nci sayfasında Aussaresses Amerika’daki eğitimlerde işkence eğitiminin teorik eğitimin yanı sıra ‘uygulamalı’ olarak yapıldığını, hatta bunun için stajyerler kullanıldığını, ‘öğrencilerin’ eğitim sırasında bazen işin ucunu kaçırarak gerçekten işkence yaptıklarını itiraf ediyor.

Komutan sıfırın silah ticareti de dahil olmak üzere tüm uygulamalarının arkasında Fransız Devletinin olduğu tartışılmayacak bir gerçektir. Cezayir’in bağımsızlık sürecinde yaşananlar, demokrasinin ve insan hakları mücadelesinin beşiği iki yüzlü ‘medeni’ devletlerin, ulusal çıkarları söz konusu olduğunda dillerine doladıkları evrensel değerleri nasıl kolayca görmezden gelebileceklerine ilişkin güncel ve taze bir örnektir.           

(internetteki çeşitli Fransızca kaynaklardan derlenmiştir)

 

Yazdıre-Posta

Irish gambling website www.cbetting.co.uk Paddy Power super bonus.