Zağros dağlarının kültürel mirası: Bahtiyariler

 Bahtiyariler, daha çok Lorestan, Ilam, Çahar Mahal o Bahtiyari, Kohkiluyeh va Boyer Ahmad illerinde ve Kuzistan eyaletinin bazı bölümlerinde ve özellikle de İran’ın güney-doğusundaki dağlık bölgelerde yerleşik olan bir güney Iran aşiretidir. Günümüzde farklı Bahtiyari aşiretlerine üye 1.600.000 kişi İran’da yaşamakla birlikte bunların ancak küçük bir azınlığı göçebelik geleneğini sürdürebilmektedir.

 

 

 

 

Budunbilimciler (etnologlar) Bahtiyarilerin gerçek kökeniyle ilgili çeşitli teoriler öne sürmüşlerdir: kimisine göre Bahtiyariler, yaklaşık 3.000 yıl (1) önce İran’a göç eden en büyük Aryan halklarından biridir; bir kısım budunbilimciye göre Bahtiyari aşireti Hindistan’ın kuzeyinden Iran’a gelen ve yaylaların yakınlarına sürüleriyle birlikte yerleşen ilk İranlı halklardandır (2). Nihayet bir diğer teoriye göre ise de, “Bahtiyari” adı, İran yaylalarının ‘Bahtiyari’ (Irak’ın Batısı ile İran’ın Hamadan ve Fars eyaletleri arasında yer alan) adlı bölgesinden bu yaylaya göç eden aşiretin üyeleri anlamında kullanıldığı iddia edilmektedir. (3)     

“Bahtiyari” adı ilk kez Hamdollah Mostovfi’nin Tarih-i Güzide (tarih seçkileri) adlı eserinde karşımıza çıkmaktadır(4). Eserde bu sözcük Lor (5) halkını ifade etmek için kullanılmaktadır. Yazara göre Bahtiyari aşireti Hicri III ncü (X ncu yüzyıl) yüzyılda oluşmuştur. Bu aşirete ilk kez Safeviler döneminde “Bahtiyari” adı verilmiştir.

Bu aşiret, İran’ın güney-batısına yayılan geniş alanları içeren arazilerine; kışlak olarak özellikle Kuzistan ve Loristan, yaylak olarak ise Çahar Mahal o Bahtiyari, İsfahan ve Kohkiluyeh va Boyer Ahmad bölgelerine mevsimsel olarak göç etmektedir. Belli bir dönemde, Bahtiyarilerin arazisi, günümüzde Kaşkayilerin ana yurdu olan Fars eyaletine kadar uzanıyordu. Bahtiyarilerin soğuk bölgelerde konaklama süresi dört ay, sıcak bölgelerde ise altı ayı bulabilmektedir. Yılın geri kalanını, yani iki ayını, bu iki bölge arasında yer değiştirmekle geçiriyorlar.

Bahtiyariler, sadece ırk olarak değil ama dilbilimsel, kültürel ve edebi açıdan da (lori dilini konuşuyorlar) İran halkları arasında yabancılarla en az oranda karışmış olan halktırlar. Farklı tarihsel dönemler boyunca, İran’ın batısında yer alan Zagros dağlarının bağrında, zorlu ve içine kapalı bir yaşam sürdürmüşlerdir. Yüksek doruklar, derin ve dar vadiler, sık ve geçit vermeyen ormanlar, kabına sığmayan şelale ve ırmaklar, başka bir deyimle, ikamet yerlerine ulaşımda karşılaştıkları zorluklar, onların savaşlardan ve ülkenin diğer bölgelerindeki vatandaşlarının maruz kaldığı (Büyük İskender, Arap ya da Moğol istilaları gibi) saldırılardan kısmen de olsa korunmalarına yol açmıştır.

Bununla birlikte, Zagros dağlarının doruklarından Kuzistan ovasına kadar yayılan Bahtiyari arazisi, çoğu zaman stratejik ve ekonomik öneminden yararlanmıştır. Gerçekten de, tarih boyunca sömürgeci güçler bu arazilere sık sık göz dikmiştir. Özellikle İngiltere, XIX ncu yülyılda Kuzistan hanlarıyla ilişkilerini geliştirerek Bahtiyari aşiretleri nezdinde etkinliğini arttırmaya çalıştı. Zengin petrol kaynaklarına ve benzersiz bir coğrafi konuma sahip olan bu bölge, İngilizler için iki yönden çekici geliyordu.

Bahtiyariler katı ve hiyerarşik bir aile düzeni içerisinde örgütlenmişlerdir: XIX ncu yüzyılın ortalarında, başında adına İlkhan denilen bir Hanın (aşiret reisi) bulunduğu Bahtiyari Konfederasyonu kuruldu. Yardımcısına İlbey adı verilirdi. Günümüzde bu Konfederasyon, her biri göçebe hayatını sürdüren birçok boyu barındıran, Haft Lang ve Cahar Lang adındaki iki alt-aşireti bünyesinde birleştirmektedir.  

a)       Bahtiyari lehçesi

İran’ın güney-batı lehçeleri arasında, lori dili (bahtiyarilerin kullandığı dil) en özgün ve en dikkat çekici olanıdır. Birbirinden farklı iki ayrı lehçe türüne sahiptir: Bahtiyarilerin kullandığı Lor-e-bozorg (büyük lor) ve Lorlar tarafından konuşulan lor-e-kuçik (küçük lor). Bu lehçenin tarihçesini ve özelliklerini ilk kez Mostovfi ortaya çıkarmıştır. Ona göre, Lori dili Pehlevi dilinden türemiştir ve dolayısıyla diğer etnik lehçelere göre daha çok ‘İranlıdır’. 

Öte yandan, görsel ve işitsel iletişimin gelişimi ve göçebelerin büyük şehirlere doğru artan göç olgusu, yapısında önemli değişimlere yol açarak ve farsça, Arapça ve İngilizcenin etkisini arttırarak bu lehçenin ‘saflığının’ tartışılır hâle gelmesine yol açtı. Yöredeki yazar ve şairlerin günümüzde daha çok farsça yazmayı tercih ediyor olması bu eğilimi daha da güçlendiriyor. Çoğunluğu Lori dilinin, Bahtiyari olmayan okuyucular için öğrenmek ve anlamak için çok karmaşık bir yapıya sahip olduğunu düşünüyor, ancak aralarından bazıları, sadece farsça yazdıklarından, kimi zaman ödünç sözcük ve deyimler kullanabiliyorlar. Petrol üretilen bazı Bahtiyari bölgelerindeki İngiliz varlığı, bu lehçe içerisinde zamanla ses olarak lori lehçesine uydurulan birçok İngilizce kelimenin yerleşmesine neden olmuştur.

Türkçe            Çevriyazı        Lorice İngilizce

Cam                gilâs                 گیلاس    Glass

Işık                  lit                     لیت       light

Şoför               derâyver          درایور    driver

Rapor              lâport               لاپورت   report

Makine            makineh          مکینه     machine

Traktör          tarâktul             تراکتول   tractor

Kap                 pit                    پیت       pot

 

b)      Bahtiyari Edebiyatı

Fars edebiyatı aralarında Bahtiyari edebiyatının de bulunduğu, çeşitli İran bölgelerinin tarih boyunca etkisi altında kalmıştır. Budunbilimcilere göre, Bahtiyari edebiyatının amacı her şeyden önce Bahtiyari kültürünü ve yiğitlik, cesaret, sadelik, dini duygular gibi temel değerlerini olduğu kadar Şiiliğin temel ilkelerini de aktarmaktır. İran edebiyatı Bahtiyari edebiyatından etkilendiği kadar, bahtiyari şiiri de tematik ve biçimsel açıdan İran şiirinin etkisinde kalmıştır. Bahtiyari şiirini belli başlı türleri, İran şiirindeki türlerin aynısıdır ve dobeyti (iki kıtalık şiir), Ghazal (Gazel, genelde aşk üzerine yazılan lirik şiir), Masnavi  (Mesnevi, düz kafiyeli iki kıtadan oluşan şiir), Ghassideh (Kaside, küçük lirik deyiş)… Bu arada Tarji’band (nakaratlı bentlerden oluşan şiir) ve she’r-e no (yeni şiir, yani serbest dizeli) gibi İran kökenli şiir türleri Bahtiyari şairler tarafından çok da kabul görmemektedir.

Bahtiyari şiirinin belli başlı türlerini özetlemek gerekirse:

1- Despotlara karşı savaş veren büyük Bahtiyari kahramanlarının mücadelesini anlatan destansı şiir veya destan.

2- Hazreti Mohammed ve on dört masumların yücelten dini şiir (yani Hazreti Mohammed, kızı Fatma ve Şiiliğin On iki İmamları)         

3- Cenaze merasimlerinde söylenen ve gâ (goftan, söylemek) ve guerio (gueryeh kardan ağlamak) yani söylemek ve ağlamak anlamına gelen Gâgorio (ya da sorou).

4- Özellikle İran anayasal devrimi sonrasında çok rağbet gören siyasal şiir.

5- Sevgiliyi tanımlamak için yazılan (lirik) aşk şiiri.

6- Doğayı, dağları ve tarlaları yücelten, betimsel şiir.

 

c)       Bahtiyariler ve siyaset

Bahtiyariler tarih boyunca çeşitli hükümdarların zulmüne ve adaletsizliğine karşı direnişleriyle ünlenmişlerdir. Pehleviler tarafından geliştirilen göçebelerin güç kullanılarak yerleşikleştirilmesi siyasetine ve İran anayasal devrimi (6) sürecinde etkin bir rol üstlenmişlerdir.

XX nci yüzyılın başında, İran mahkemeleri ve idareleri yoğun bir Rus müdahalesiyle karşılaşmışlar ve halkın Kaçar hanedanlığına yönelik nefreti artmıştır. Bu memnuniyetsizlik Bahtiyarilerin de ağırlıkta olduğu ve 1905 ile 1911 arası kısmen yönetimine de katıldıkları devlet karşıtı bir koalisyonun oluşumuna yol açmıştır. Anayasa savunucusu olan diğer Bahtiyariler arasında, Haft Lang Bahtiyari aşiretinin reisi Sardâr As’ad’ın adı öne çıkmaktadır. Sardâr As’ad, İngilizlerin Bahtiyarileri destekleyerek tartışılmaz bir rol oynadıklar devrimin en önemli kişiliklerinden biri hâline gelmiştir. Sardâr As’ad’ın Anayasalcı eğilimi uzun süre kaldığı ve liberal ve yenilikçi düşünceleri kanıksadığı Paris’te pekişmiştir. 1909 tarihinde, komutası altındaki Bahtiyari birlikleri Tahran’ı işgal ederler ve Kaçar hükümetini demokratik reformlar uygulamaya mecbur ederler.

Daha önce de belirttiğimiz gibi, İngilizler bu dönem boyunca Bahtiyarileri ellerinden geldiğince desteklemişlerdir. Bu konuyla ilgili olarak 7 Aralık 1912 tarihinde Sen Petersburg’daki İngiltere Büyükelçisi Sir Buchanan’ın gönderdiği telgrafta, Sardâr As’ad’ın ülkenin yöneticisi olmasından İngiltere’nin duyduğu memnuniyet açıkça dile getirilmektedir.

İran’da Pehlevi hanedanlığı döneminde, yöneticiler ülkedeki onları daha iyi denetlemek ve iktidarlarını sınırlandırmak amacıyla göçebeleri yerleşik hâle getirmeye yönelik sistemli bir politika uygulamaya başlamışlardır. İmam Humeyni’ye göre, “Şah Rıza Pehlevi’nin halka karşı ihanetlerinden biri de göçebeler üzerinde uyguladığı baskı olmuştur. İran’daki göçebeler ülkenin bağımsızlığından yanaydılar. Bu gerçek yabancıları kaygılandırıyordu ve bu nedenle Muhammet Rıza’nın babası Rıza Han’ı göçebeler üzerinde baskı kurması için görevlendirdiler. Bu projenin uygulanmasına daha sonra Muhammet Rıza tarafından devam edilmiştir.(7)” Bu program, çeşitli aşiretlerin defalarca ayaklanması nedeniyle amacına ulaşmaz.

Bahtiyari aşireti oldukça zengin bir kültürel mirasa sahiptir. Öte yandan, ulusal mirasın korunmasına yönelik yardımlara ve İslam Devriminden sonra birçok aşiretin affedilmesine karşın, artan modernleşme ve yerleşikleşmenin etkisiyle,  ne yazık ki günümüzde aşiretin varlığı artık tehlike altındadır.

KAYNAKÇA

- Asmand, Ali, Târikh-e Adabiyât-e Ghowm-e Bakhtiâri (Bahtiyari Aşireti Edebiyatı), İsfahan, éd. Shâhsavâri, 1380/2001.
- Gen Ralph Garth Waite, The Bakhtiâri Khans, tribal disunity in Iran, 1880-1915, traduit en persan par Mehrâb Amiri, Tahran, Sahand, 1373/1994.
- Goli Zavâreh, Gholam Rezâ, Simâ-ye Tchahâr Mahâl o Bakhtiâri (Tchahâr Mahâl o Bakhtiâri), Tahran, Sâzmân-e Tablighât-e Eslâmi, 1377/1998

 

NOTLAR

(1) Amânollahi, Eskandar, Ghowm-e Lor (Lor Aşireti), Tahran, Agâh, 1370/1991. 

(2) Lorimer, D. L. R., Ghowmshenâsi-e Bakhtiârihâ (The pathologie of the Bakhtyâris-Bahtiyarilerin patolojisi), Londra, 1922. 

(3) İran coğrafyası, sayfa 569.

(4) Tahran, Amir-Kabir. 1363/1984.

(5) Lorlar (Lur olarak da anılırlar) yerli bir Iran halkıdır. XX uncu yüzyıla kadar Lorların büyük bir çoğunluğu göçebe hayvancılıkla uğraşıyorlardı. Yerleşik olan küçük bir bölümü ise Kerimabad (Lorların arazisi anlamına gelen Loristan Eyaletinin merkezi) kentinde yaşıyordu. Günümüzde Lorlar, Çahar Mahal o Bahtiyari, Kohgiluyeh va Boyer Ahmad, Kuzistan, Fars gibi özellikle güney-batı İran’ın taşrasına yerleşmişlerdir. (Şerefname’ye göre Lorlar Kürtlerin dört kolundan biridir. Dersim’deki Bahtiyar (Rutan) ve (Lolan) aşiretleriyle Batı İran’daki Bahtiyari ve Lur aşiretleri arasında akrabalık vardır. Osman’ın notu…)

(6) İran Anayasal devrimi sonuncu zalim Kaçar Hanedanına karşı 1905 yılında başlamış ve 1911 tarihine kadar sürmüştür. Devrim sonucunda İran’da bir meclis kurulmuştur.

(7) Safiheh-ye nour, Cilt 5, sayfa 276-277. 

 

La revue de Teheran dergisinin Mayıs 2010 tarihli 54 ncü sayısında Khadidjeh Nâderi Beni imzasıyla yayınlanan Fransızca yazıdan Türkçeye çevrilmiştir.

 

 

 

 

 

Yazdıre-Posta

Irish gambling website www.cbetting.co.uk Paddy Power super bonus.