Gerçekler basittir

 

  11 Şubat 1954’te, Fransa Lons-le-Saunier’de ailenin tek çocuğu olarak dünyaya gelen iyi aile babası ve Dünya Sağlık Örgütü’nde araştırmacı Doktor Jean-Claude Romand, 9 Ocak 1993 Cumartesi günü 39 yaşındayken, çok sevdiği karısını, çocuklarını, köpeğini ve anne-babasını öldürdü.

 

 

 

 

  

Son kullanma tarihi çoktan geçmiş bir kutu uyku ilacını içtikten sonra pijamalarını giyip evini ateşe verdi. Raslantı sonucu dumanı gören temizlik işçilerinin uyarısıyla çağrılan itfaiye tarafından yanmaktan son anda kurtarıldı. Müebbet hapis cezası aldı ve bugün hapiste. Karısı Florence’ı oklavayla, çocukları Caroline (7 yaş) ve Antoine’ı (5 yaş) ve anne-babasını 22 kalibrelik av tüfeğiyle öldürdü. Çocukları ve karısını öldürdükten sonra her zamanki gibi evini derledi toparladı, dışarıya çıkıp gazete satın aldı ve televizyon izledi. Ardından anne-babasının yaşadığı eve gidip onlarla birlikte yemek yedi. Sonra çok sevdiği Labrador cinsi köpekleriyle birlikte onları da çocukları gibi öldürdü. Mahkemede Annesinin takma dişlerinin yere düşerken ağzından fırladığını ve bunu nasl özenle alıp yerine taktığını anlattı. Bütün cesetlerin üzerilerini örttü. Çocukları öldürürken onlara bunun bir oyun olduğunu söyledi; hatta kızı Caroline, talebi üzerine öldürülmeden önce kafasını yastıkla örttü.

 

Basit bir cinnet getirme olarak yorumlanamayacak cinayet soruşturmasının derinleşmesiyle birlikte katilin, yakınlarının tanımladığı kişi olmadığı adım adım ortaya çıkacaktır.

 

Jean-Claude Romand, tıp öğrenimini ikinci yılında yarıda bırakmıştır, doktor değildir, Cenevre’deki Dünya Sağlık Örgütü’nde hiç çalışmamıştır. On beş yıl sürdürdüğü bu ‘çifte yaşam’ boyunca toplumsal konumundan da yararlanarak metresinden, akrabalarından ve yakın çevresinden İsviçre’de ‘uygun getirili’ yatırımlar yapma vaadiyle büyük miktarlarda para toplamıştır. Bu paraları peyderpey ailesi ve metresiyle birlikte yemiştir. 23 Ekim 1988’de ona verdiği borcun iadesini isteyen kayınpederi evinde Jean-Claude ile yalnızken, şüpheli bir şekilde merdivenden düşüp ölecektir. 

 

İş zamanı arabasıyla bulunduğu yerden uzaklaşıp kafelere, kitapçılara gidiyor, ya da ormanda kendi başına dolaşıp oyalanıyordu. ‘Olmayan’ işi dolayısıyla sık sık yurtdışı yolculuklarına çıkıyordu. Son dönemde metresiyle 24 saatliğine birlikte olmak için haftada bir Paris’e gitmeye başlamıştı. Ancak çember daralıyordu: Cinayetlerden önce uzun yıllar sürdürmeyi başardığı bu kurgunun yavaş yavaş bozulmaya başladığı anlaşılıyor. Bankada açtığı farklı hesaplar yakında ortaya çıkacak ve işler eskisi gibi yürümeyecekti. Foyasının ortaya çıkmaması için, sorgulamalarına katlanamayacağı insanları öldürmeyi tercih edecektir.  

 

Jean-Claude, her şeye rağmen ailesini, karısını, çocuklarını, metresini çok seviyordu. ‘Toplumsal görüntü sahte, ama duygusal görüntü gerçekti’. Karısı için arabasının teybine bıraktığı mesajda “beni bağışla, yaşamayı hak etmiyorum, sana yalan söyledim, ama sana ve çocuklara olan sevgim yalan değildi …”

 

İlginç bir şekilde, 1971’de lise öğrenimi sırasında ‘gerçeklik diye bir şey var mı?’ başlıklı felsefe ödevinden çok iyi not alacaktır.

 

Birlikte yaşamın çoğunlukla zorunlu kıldığı soyutlamalar, doğrudan iletişimin ötelenmesi, dilin biçiminin bozulması ve ‘ötekinin’ dilinde yaygınlaşan yalan imparatorlukları. ‘Toplumsal hayvanın’ kalabalık içerisinde ‘oynadığı’ bir türlü gerçek olamayan uzak roller. ‘Ya her şeyiz, ya hiçiz’ örneği, gerçeklikten sanallığa gidip gelen yanardöner kişilikler değil mi çekiştirerek üstümüze uydurmaya çalıştığımız? Peygamber hastalığı ya da belki narsist sapıklık, zaman içerisinde gerçekliğin kurguyu zorlayarak içten ‘patlatması’ ile birlikte şiddetle kurtuluş buluyor.   

 

 

Gerçekler kabul edilemeyecek kadar basittir. Jean-Claude örneğindeki kadar köktenci olmasa da, bizler de kimi zaman, hatta çoğunlukla gerçeklikle hiç ama hiç örtüşmeyen toplumsal görüntüler vermiyor muyuz? Yaşamın değişik evrelerinde yuvarlanırken apar topar üstümüze aldığımız yarım yamalak rollerin, camın ardından verdiğimiz gölgelik görüntülerin, hakkımızda üçüncü tekil şahıs kipinde söylenenlerin, bize yakıştırılanların ne kadarı doğru? 

 

 

 

Browse top selling WordPress Themes & Templates on ThemeForest. This list updates every week with the top selling and best WordPress Themes www.bigtheme.net/wordpress/themeforest