Malula'dan naklen katliam!

 Şam’ın 55 km kuzeyinde yer alan ve Hıristiyanlığın başlangıcının merkezi olan ve hala İsa’nın dili olan Aramicenin konuşulduğu Malula köyü bu sabahtan beri işgal altında. 

4 Eylül’deki ilk saldırı girişiminin ordu güçleri ve halk komiteleri tarafından engellenmesinden sonra köye yeniden akın eden Suriyeli ve yabancı yüzlerce silahlı isyancı karşısında hükümet güçleri geri çekilmek zorunda kaldı. Lübnan’daki Arsal bölgesinden ve Suriye’nin kuzey-doğusundaki Yabrut kentinden gelen işgalciler köydeki Hıristiyanlara karşı barbarca eylemlere girişmektedirler. Aziz Takla Manastırının yakınlarında oturan bir köy sakiniyle 8 Eylül 2013 21.30’da yaptığımız görüşmede bize aşağıdaki bilgileri aktardı:

Halen Malula Köyü işgal altında. Silahlı saldırganlar (musallahinler)ilk girişimlerini 4 Eylül’de gerçekleştirdiler.

Bu ilk saldırıyla bir güç gösterisinde bulunmak istediler, amaçları topraklarımızı terk etmemizi sağlamaktı.

20 sivili öldürdüler ve 15 kişiyi kaçırdılar.

Halen elimizde yalnızca infaz edilen 4 sivilin ve 7 kaybın isimlerine ulaşabildik:

$1-         İlyas Damun : kaçırıldı

$1-         Cihat Saalab : bıçakça başı kesildi

$1-         Mikail Antonio Saalab :başı kesildi

$1-         Sarkis Habib el Sükün : kurşunlanarak öldürüldü

$1-         Antoine Lauzarios Saalab : başı ve çeşitli organları kesildi

$1-         Musa Şmays : kaçırıldı

$1-         Şadi Saalab : kaçırıldı

$1-         Georges Davud Hilani ve eşi : kaçırıldı

$1-         Cemile Mahfuz ve kızı : kaçırıldı

Tüm kurbanlar silahsız sivillerdir.

Halen teröristler eski kilise ve manastırlara yerleşmişlerdir.

Mar Sarkis ve Mar Bakhos, Aziz Sergius ve Bacchus Manastırlarını ateşe verdiler.

Dinin kutsallığını ayaklar altına alarak her yeri alt üst edip, değerli eşyaları talanedip yağmaladılar.

Çok sayıda Hıristiyan köyü terk edip Şam’a sığındı.

Her şey 4 Eylül günü sabahı saat 03.30-04.00 arası bir arabanın ordunun oluşturduğu kontrol noktasına dalmasıyla birlikte başladı. Araç Yabrut kentinden geliyordu ve Aziz Sergius ve Bacchus’ün Manastırı Deir Mar Sarkis ve Bakhos’u hedefliyordu. Canlı bomba patlayıcıları ateşlemeden önce askerlerin üzerine ateş açtı.

Saldırı sonucunda köyün savunmasını üstlenen halk komiteleri üyesi yirmiye yakın milis yaşamını yitirdi.

Saldırıda hayatta kalabilen iki kişinin ise hemen başları kesildi.

Teröristler daha sonra köyün girişindeki evlere yerleştiler.

Önce Lübnan’ın Zahle kentinden doğduğu köye birkaç günlük tatil için gelen Ebu Ala El Haddad adlı bir Hıristiyan’ın evine girdiler.

Saldırganlar Hıristiyanlıktan vazgeçip İslam dinini kabul etmesini istediler.

Evdeki haçları ve ikonaları kırdılar. Ardından tüm evi yağmaladılar.

İnfaz etmeden önce ona “haçlılara karşı kutsal savaş yürüttüklerini” söylediler.

Teröristler ardından Cemile Um Mahfuz adlı kızıyla birlikte yaşayan bir dulun evine girdiler. Cemile’nin oğlu birkaç aydır kayıp.

Anne kızına “seni kaçırmamaları için Müslüman olduğunu söyle” dedi.

Eve girer girmez teröristler “Jina Aleyküm ya kuffar”(“İşte geldik imansızlar”, bir anlamda, “etrafınız sarıldı”) diye bağırdılar.

Anne ve kıza haça taptıkları için hakaret ettiler. Evde asılı bulunan haçı alıp kırdılar. Anne ve kız daha sonra bilinmeyen bir yere götürüldü.

Teröristler ardından aynı isimdeki manastır önünde bulunan Aziz Georgios heykelinin önünde durdular.

Köyün hoparlörlerinden öfkeyle “Aziz Georgios söyle bakalım önce kafanı mı yoksa atını mı kıralım?” diye sordular.

Ardından heykele çılgınlar gibi saldırdılar.

Teröristler Malula’daki hiçbir Müslüman evine dokunmadılar.

Zira köyün Hıristiyan mahallelerinde de Ain Tarma’dan gelen çok sayıda Sünni Müslüman da bulunmaktaydı.

Bunlar köye girişleri sırasında, coşku çığlıkları atarak ve havaya pirinç taneleri saçarak teröristleri kahramanlar gibi karşıladı.

Teröristler ardından köy meydanına ulaştılar. Kutsal eşyalar, ikonalar ve heykellere saygısızca saldırdılar.

Çocuklar gördükleri karşısında öylesine ürkmüştüler ki şoka girip konuşamaz duruma geldiler. Aralarından bazıları hala Şam’daki hastanelerde tedavi görmekteler.

Teröristler arasında Libyalı ve Çeçenler de vardı.

İsyancıların attığı yirmiye yakın havan topu mermisi köye düşünce, köy sakinleri dehşete düştüler.

Erkekler dahi saklanacak yer aradı. Paniğe kapılan Aziz Takla Manastırı rahibeleri kapıları kilitlediler. Böylece köyün geri kalanıyla aralarındaki bağı kopardılar ki bu durum manastıra sığınmak isteyen gençlerin içeriye girmesine engel oldu.

Selefi teröristler köydeki Sünni Müslümanları olası şiddet eylemlerinden korumak için Yabrut’a götürmek üzere tahliye ettiler.

Buna karşın, hükümet güçleriyle çatışma halinde canlı kalkan olarak kullanmak üzere Hıristiyanları köyde tuttular.

Teröristler ardından belediyeye yöneldiler.

Bu arada Şam’da, Devlet Başkanı Esat’tan, kendilerini savunmak üzere silah talep etmek üzere 300’e yakın Hıristiyan genç Başkanlık Sarayına yürümek üzere bir araya geldi.  

Aileleri, “bizim için çok değerlisiniz” diyerek onları sakinleştirmeye çalıştı.

Gençler, “köyümüzü bu saldırganlara karşı korumamız gerekiyor” diye yanıt verdiler.

Sonuç olarak hükümet güçlerinden silah temin etmeyi başardılar ve kısa zamanda teröristleri Malula’nın büyük bir kısmından kovmayı başardılar.

Bine yakın terörist Aziz Sergius ve Bacchus Manastırı yolu üzerinden Yabrut tarafından geldi ve As Safir Oteline geri çekilen teröristlere katıldılar.

Kalabalık saldırgan topluluğu karşısında ordu köyün dışına geri çekilmek zorunda kald.

Teröristler 4 gencin başını kesti. 2 genç ise kurşunlanarak öldürüldü.

Aziz Takla ve Bacchus Manastırı kıdemli rahibi Tevfik Eyd’in yardımcısı Antoine Saalab’ın başını kestiler.

Onu teröristler ile işbirliği yapan köylüler ihbar etti. Saldırganlar aynı şekilde Antoine’ın babalığını ve kuzenini de öldürdüler.

Hıristiyanların tümünün sabredecek hali kalmadı. Evlerine hapsedilmiş durumdalar.

Teröristler halen kilise ve manastırları işgal etmekteler. Aziz Takla Manastırını kuşatmış durumdalar.

Buradaki başrahibe Pélagie Suriye yetkililerine yardım için yakarıyor.

Artık umudumuz kalmadı.

Halimiz ne olacak?

Amerika’nın ve Fransa’nın bize vaat ettiği demokrasiye lanet olsun!

      

(Inverstig’Action sitesinde 9 Eylül 2013 tarihinde Bahar Kimyongür imzasıyla yayınlanan Fransızca yazıdan Türkçeleştirilmiştir http://www.michelcollon.info/Massacre-en-direct-a-Maaloula-en.html?lang=fr  )

 

 

Yazdıre-Posta

Irish gambling website www.cbetting.co.uk Paddy Power super bonus.