OBAMA ve insansız demokrasi

 

Başkan Obama, geçenlerde yaptığı bir konuşmada, insansız hava araçlarının kullanımında daha seçici olacağı ve yakın zamanda Guantanamo’yu kapatmaya çalışacağı izlenimi verdi. 

 

 

Obama, 22 Mayıs'ta Washington DC National Defense University’de bir konuşma yaptı. Burada insansız hava araçlarının muhalifleri ortadan kaldırmak için neden “gerekli” olduğunu anlattı. Ona göre Amerikan halkı muhaliflerince doğrudan tehdit ediliyor. Dolayısıyla da ortada yalnızca “demokrasinin özgürlük düşmanlarına karşı korunması” durumu söz konusudur.

 

Dünya çapında demokrasiyi desteklemek

 

Başkan konuşması sırasında, Libya, Mısır ve Tunus’ta ABD'nin demokrasiye verdiği desteğinin altını çizdi ama Mısır ordusunu ve Suudi Arabistan, Katar ve Bahreyn’deki diktatörlükleri desteklemek için harcadığı milyonlarca dolardan hiç söz etmedi. Dolayısıyla da Obama terörizmle Amerika’nın Orta-Doğu politikası arasındaki belirgin bağı görmüyor.

Öte yandan günümüzün sürekli savaş durumuna da bir şekilde son vermek istiyor ama bu ortamı yaratan anlaşmazlıkların kökenine eğilmiyor. Bu durumu çözmek çok basitmiş gibi görünüyor, bu şebekeleri ve yöneticilerini kovarsınız ve problem kendiliğinden çözülür!

 

Center of Constitutional Rights (http://ccrjustice.org/ CCR: Anayasal Haklar Merkezi) örgütü onursal başkanı Michael Ratner, Obama’nın söyleminde özde hiçbir şeyin değişmediğini, değişen tek şeyin retorik olduğunu belirtiyor. “ABD 2014’ten sonra da Afganistan’da asker bulundurmaya devam edecektir… ABD, Dünya nüfusunun yalnızca %5’i için yeryüzü kaynaklarının %25’ni denetimi altında tuttuğu ve kullandığı sürece, insansız hava araçları kullanılarak sürdürülen sürekli savaş hali gerekli olacaktır.”

 

Obama’nın Guantanamo ve insansız hava araçlarının kullanımı konusunda politika değişikliğine gidilmesini bugün için niye bu kadar gerekli gördüğünü kendi kendimize sorabiliriz. Ratner’e göre, bunun gerekçesi açıktır: yaygın medya kuruluşları bunun dışarıya sızmasına izin vermese de, insanlar artık dayanamayacak aşamaya gelmişlerdir.

 

Obama belirgin bir şekilde, kendini bu konuda farklı davranacağı izlenimi verme zorunluluğunda hissetmektedir. Yakın zamanda insansız hava araçlarının kullanımını daha seçici ve hedefleri ise daha belirli hale getirmesi ve dolayısıyla da daha az sivilin kurban verilmesine yol açması beklenen bazı emirler vermiştir. Aslında bu kısıtlamalar beklenilenin aksine daha da yayılma anlamına gelmektedir.

 

Sivillerin zarar görmesi kaçınılmazdır

 

Obama, insansız hava araçlarıyla gerçekleştirilen saldırıların “her ne kadar karar verilmeden önce her şey çok dikkatli bir şekilde kontrol edilmiş olsa da” kaçınılmaz olarakaynı zamanda sivil kayıplara da yol açtığını açıklamıştır. Ama sonuçta bu tamamen önlenemez bir durumdur. Ayrıca, Ratner’e göre, “Çok çarpıcı bir şey söylemiştir: ‘teröristler bizim insansız hava araçlarıyla öldürdüklerimizden daha fazla sayıda sivil öldürüyor’. Bu da şu anlama gelmektedir, teröristlerle aynı zamanda biz de birkaç sivili öldürüyorsak bir sorun yok, yani tamam, OK’dir (Obama’ya göre)… Ama rakibin savaşta kuralları çiğnemesi hiçbir zaman senin de çiğneyebileceğin anlamına gelmemelidir.”

 

Bu arada, Obama aynı zamanda muhbirlere karşı yasal takibatı sürdürme niyetindedir. Bugüne kadar başka hiçbir Başkan, Amerikan Hükümetinin işlediği günahları ihbar eden kişilere karşı onun kadar çok dava açmamıştır. Bunların arasında Bradley Manning davası en ünlüsü ama kesinlikle sonuncusu değildir.

 

Guantanamo’yu hemen kapatmak gerçekten de mümkündür

 

 Amerikan Başkanı konuşması sırasında Guantanamo hakkında da bir şeyler söyledi. Ona göre, ilk Başkanlık dönemi seçim kampanyasında Guantanamo’nun kapatılması yönünde verdiği sözü tamamen Kongre yüzünden tutamadı. Halbuki bu külliyen yalan. Tümü Yemenli olan 80 Guantanamo tutsağı için ayrı ayrı soruşturma yürütülmüş ve bunların serbest bırakılmalarına ya da ülkelerine geri gönderilmelerine izin verilmiştir. Obama, konuşması sırasında, tutsakların özgürlüğüne onun karar vereceğini vurgulamıştır ki bu da onlar için hemen serbest bırakılmalarının söz konusu olmadığı anlamına gelmektedir.

 

Bilinçli Amerikalılar seslerini yükseltiyor

 

Amerikan Başkanlarının konuşmaları çok nadiren olaylara konu olur. Amerikan Başkanının konuşması sırasında sözünün kesildiği ve dahası eleştirel sorular sorulduğu pek görülmemiştir. Obama beklenmedik bir muhalefetle karşılaştı. Code Pink (http://www.codepink4peace.org/ ) örgütünden Medea Benjamin, ulusal güvenlik ajanları tarafından dışarıya çıkarılmadan önce çok zorlu sorularla birçok kez Başkanın sözünü kesmeyi başarmıştır. (http://www.democracynow.org/2013/5/24/that_woman_is_worth_paying_attention )           

 

Medyalar Obama’nın gerçekleştirdiği siyaset değişikliklerinin ve eleştiri noktalarının altını çizmektedirler. Öte yandan gerçekleştirilen analizler tümüyle farklı bir gerçekliğe işaret etmektedir. Obama, öncülleri W.Bush ve Clinton’un (ve 1945’ten beri tüm öncüllerinin) uyguladığı siyaseti sürdürmeye devam etmektedir. ABD Dünya’nın dört köşesinde yüzlerce askeri üs barındırmaya devam etmekte, kafasına göre iktidarları devirmekte, diğer ülkeleri bombalamakta, onları işgal etmekte, Amerikan hegemonyasına karşı mücadele eden ülkelere “demokrasi” adına müdahale etmekte ve işbirlikçisi diktatörlüklerin işlediği suçlara göz yummaktadırlar.

 

Avrupa Birliğinin de ABD'den hiçbir farkı yok

 

Avrupa Birliği iki yüzlülük konusunda ABD’nin hiç de gerisinde kalmıyor. Batı’nın ekonomik, siyasal ve askeri iktidara dünyanın geri kalanına iradesini dayatmaya devam ettiği sürece, “terörizm” tehdidi (muhalifler söz konusu olduğunda) ve “misillemeler, insani ve savunma amaçlı müdahaleler” (biz ve müttefiklerimiz sorumlu olduğunda) devam edecektir.

 

Irak’a müdahaleden önce çok açık olan bu durum, ( http://www.dewereldmorgen.be/ )’nin değil ama Amerikan ve İngiliz güvenlik örgütlerinin vardığı sonuçtur. Bu işgal ve Ortadoğu’da Batılı orduların eylemleri onlara göre terörist tehdidi fazlasıyla arttırmak sonucunu doğurmuştur –ki bu da gerçekten yaşanmıştır.

 

Suç suçtur

 

Saygın Amerikan Üniversitelerinin yaptıkları analizlere (http://www.livingunderdrones.org/ ) göre insansız hava araçlarının kullanımı kadar Guantanamo zindanı de uluslararası hukukun, Cenevre Anlaşmasının ve ABD Anayasasının ciddi şekilde ihlali anlamına gelmektedir. Amerikan Hükümeti ve müttefikleri, muhaliflerinin Uluslararası Adalet Divanına çıkarıldığı suçları işlemeye devam etmektedir.

 

Bir Kaba İsyancı    

 

Barış aktivisti Medea Benjamin, birçok medya temsilcisi tarafından kaba bir isyancı olmakla suçlandı (“a rude heckler”). Halbuki Medea her gazetecinin yapması gerekeni yaptı, yani Dünyanın en güçlü ülkesinin Başkanına eleştirel sorular sordu.

 

( Investig’Action www.michelcollon.com sitesinde 29 Haziran 2013 tarihinde Lode Vanoost imzasıyla Fransızca yayınlanan yazıdan çevrilmiştir http://www.michelcollon.info/Les-drones-d-Obama-et-Guantanamo.html)    

 

 

Browse top selling WordPress Themes & Templates on ThemeForest. This list updates every week with the top selling and best WordPress Themes www.bigtheme.net/wordpress/themeforest