Hilafetin Askerleri

 

Geçen 13 Eylül’de kurulan, İslami Mağrip El Kaidesi AQMI’den ayrılan  “Jound El Khilafa” (Hilafetin Askerleri) adlı örgüt, Kabili bölgesinde Hervé Pierre GOURDEL isimli 55 yaşındaki Fransız’ı kaçırıp infaz ederek Cezayir’deki ilk eylemine imza atmış oldu.

 

Önderliğini Halit Ebu Süleyman kod adlı, AQMI’nin eski orta bölge sorumlusu Abdelmalek Gouri’nin yaptığı ve kuruluşunu daha yeni ilan örgütün söz konusu kaçırma eylemini çok önceden planladığı anlaşılıyor. Gouri Mart 2012’de Başkent Cezayir Ceza Mahkemesi’nde, Bumerdes Bölgesinde Thénia kentinde bir karakol saldırısına katıldığı gerekçesiyle ölüm cezasına çarptırıldı.

Şaibeli ajandalara itaat eden gizemli örgüt “Cund El Hilafa” (Halifenin Askerleri) örgütü IŞİD olarak tanınan İslam Devleti Örgütüne bağlı faaliyet gösterdiğini beyan etti. Peki, Cezayir’i IŞİD batağına çekmeye çalışan kim? Cezayir, Irak’a, özellikle İslam Devleti Örgütüne karşı geniş kapsamlı bir müdahale için oluşturulan koalisyona katılmayı reddetti. Son olay Cezayir dışında yürütülen ve Cezayir içerisine de sıçrayan geniş çaplı şeytansı bir planın parçası.

Tehdit büyük. Bundan iki gün önce, İslam Devleti Örgütümün Irak’taki önderlerinden Mohamed El Adnani, IŞİD’cileri Irak’tan kovmaya yönelik olarak oluşturulan koalisyon hazırlıklarına karşı misilleme amacıyla, dünyadaki tüm taraftarlarına Amerikan ve Avrupalı sivil hedefleri rehin alma talimatı verdi. Bu çağrıdan sadece birkaç gün sonra “Cund El Hilafa” örgütü Cezayir’de bir Fransız sivili rehin alarak ilk adımı attı.

Fransız vatandaşının kaçırılması eyleminin titizlikle hazırlandığı anlaşılıyor. 2010 yılında AQMI tarafından Mali’nin kuzeyinde kaçırılan diğer Fransız vatandaşı (gizli servis ajanı) Pierre Cammatte gibi, Hervé Pierre Gourdel de aynı kaderi ve aynı senaryoyu yaşadı. Yine gizli görevle Cezayir’e gönderilmiş bir gizli ajan mı söz konusu? Önümüzdeki günlerde bunu daha iyi anlayacağız.

MUJAO ve Sahra’da üstlendiği gizemli “misyon”

Batı Afrika’da Cihat ve Birlik Hareketi MUJAO (ki hatırlarsanız çok garip bir şekilde Kuzey Afrika’da ortaya çıktı) AQMI’yle fikir ayrılığına düşenlerin kurduğu bir örgüt. Tam da emperyalist restorasyon süreci “Arap Baharı” sırasında, Mart 2011’de kurulan MUJAO örgütü, ortaya çıktığı andan itibaren sadece Cezayir’i hedef aldı.

Bu katil teşkilatın başında kim var? Üstlendiği “misyon” nedir? Adında Batı Afrika geçmesine karşın neden sadece Sahra bölgesini hedef alıyor? Önderliğini ilk olarak Moritanya gizli servislerinin uzun süredir peşinde olduğu Moritanyalı Ebu Gaagaa’nın üstlendiği, Sahra’yı harekat alanı olarak seçen bu terörist grup, kuruluşunu ilan ettiği günden beri daha yoğun bir şekilde Cezayir’i hedef alıyor. Örgüt, tepeden tırnağa silahlı ve teçhizatlı bine yakın militana sahip.

Bu militanlar bugün, emirliğini Muhtar Belmuhtar’ın üstlendiği örgütün silahlı kanadı “El Mulathamun”u oluşturuyorlar. MUJAO’da faaliyet gösteren militanların çoğunluğu Moritanyalı ya da Malili iken bunların bir bölümü Cezayir vatandaşı. Ayrıca Tunuslu, Nijeryalı ve Faslılar hatta bazen Avrupalılara dahi rastlanıyor.

Bu katil örgüt, Cezayir topraklarında gerçekleştirilen birçok terörist saldırının sorumlusudur. Ancak MUJAO’nun gerçekleştirdiği en kanlı saldırı Ocak 2013 tarihinde Tiguentourine’de Sonatrach ve ortakları British Petroleum ve Statoil’in işçi kampı saldırısı oldu. Bu olay bizi MUJAO’nun kökenleri kadar, aynı zamanda garip bir şekilde sadece Cezayir’in güneyini hedef alan harekat alanını da sorgulamaya itiyor. MUJAO’nun durumunu daha iyi kavrayabilmek için yürüttüğü eylemlerin kronolojisini incelemek gerekir.

Cezayir çıkarlarına karşı yürütülen saldırıların kronolojisi

Kasım 2011’de, MUJAO mensubu bir gerilla grubu, ülkenin kuzey-batı sınırlarından Cezayir topraklarına sızarak, Tindouf’taki mülteci kamplarında Birleşmiş Milletlerin insani yardım operasyonunda görevli üç Avrupalıyı kaçırdı. Kaçırma olayı birkaç gün sonra bu grup tarafından üstlenildi. Cezayir karşıtı faaliyetlerini sürdüren grup bu kez Tamanrasset’te, ülkenin en güneyinde bir başka saldırı gerçekleştirdi. Biri Malili, diğeriyse güney Sahralı iki genç fedai, 200 kg patlayıcı yüklü Toyota Station araçlarıyla, Ulusal Jandarma’nın bölge jandarma karargahına yönelik bir intihar saldırısı gerçekleştirdiler. Sonuç, 17’si jandarma olmak üzere 23 yaralı.

Bu saldırı da bir hafta sonra MUJAO tarafından üstlenildi. Bu caniler, Cezayir’e karşı yürüttükleri “kutsal” savaş kapsamında Cezayir topraklarında başka saldırılarda bulunacakları yönünde tehditler savurdular. İlginç bir şekilde sadece Cezayir’e karşı ilan edilen bu savaş, 5 Nisan 2012’de Mali Gao’da aralarında konsolos Boualem Sias’ın da bulunduğu yedi Cezayirli diplomatın kaçırılmasıyla devam etti.    

29 Haziran 2012’de Ebu Gaagaa’nın uşakları bu kez Ouargla’daki Ulusal Jandarma Bölge Komutanlığı karargahını hedef aldılar. Burada da bir feda eylemcisi bomba yüklü aracıyla karargaha yönelmiş ancak amacına ulaşamayınca aracını erken patlatarak bir jandarmanın ölümü ve üçünün ise yaralanmasına yol açtı.

2013’te MUJAO, Mokhtar Belmokhtar’ın “kanlarıyla imza atanlar” örgütüyle birleşti ve “El Mulatamun” adını aldı. Ocak 2013’te Tiguentourine saldırısını düzenleyen bu örgüttür.

Hervé GOURDEL’in infazı

Kabil bölgesinin dağlık kesiminde, Bouira ile Tizi Ouzou arasında kalan Djurdura Dağları Milli Parkının Tikjda tarafında beş Cezayirli dağcıyla birlikte arazide intikal halindeyken 21 Eylül 2014’te kaçırılan ve bir hafta sonra kafası kesilerek infaz edilen 55 yaşındaki Fransız yüksek irtifa dağ rehberinin durumu ülkeyi sarstı. Birçok yetkili ‘terör yıllarına’ vurgu yaparak ‘bir daha asla’ derken, gerçekleştirilen saldırı özellikle Kabil bölgesindeki kentlerde gösterilerle protesto edildi.

Teröristler tarafından 14 saat kadar rehin tutulan Cezayirli genç dağcılar olay sonrasında teslim oldukları jandarma tarafından altı gün gözetim altında tutulduktan sonra serbest bırakıldılar. Halen, ülkede 2008’de yürürlüğe giren ve tüm Cezayirli vatandaşları ağırladıkları yabancıları 24 saat içinde yerel mülki amirlere bildirme zorunluluğu getiren yasaya muhalefetten yargılanıyorlar.  

IŞİD’e karşı oluşturulan uluslararası koalisyona doğrudan katılmayan Cezayir, bu infaz sonrasında tavrını değiştirecek mi? Bu infaz olayı kuşkusuz bölgesel alanda olduğu kadar, küresel çapta da ABD ve batı eksenli “anti terörist” cepheye fazlasıyla destek sunan Cezayir’in bugünkü yönetiminin tavrını gözden geçirmesine yol açacaktır.

(www.jeune-independant.net sitesinde 23 Eylül tarihinde F.Sofiane ve www.elwatan.com sitesinde Hacen Ouali imzalarıyla yayınlanan Fransızca yazılardan Türkçeleştirilmiştir) 

Yazdıre-Posta

Irish gambling website www.cbetting.co.uk Paddy Power super bonus.