Hazar Denizi kıyıları

 Genel olarak İran’ın kuzeyinde ve özellikle de Hazar Denizi kıyısına yakın yerlerde turizm, Hazar Denizi kıyısındaki plajlarla ve çeşitli dinlence altyapılarıyla İslam Devriminden önce altın yıllarını yaşadı. Ancak o dönemden beri bu bölge, daha çok İsfahan Meydanı ya da Şiraz’daki tarihi eserlere yönelmeyi tercih eden yabancı turistler tarafından ihmal edildi.

 
 

Dolayısıyla Hazar Denizi kıyıları daha çok temiz hava ve yeşil ağırlıklı manzaralar arayışında olan, özellikle Tahran ve Meşhet’ten gelen İranlı turistlerin uğrak yeri haline geldi. Bu manzaraların İran imgeleminde önemli bir yere sahip olduğunu unutmayalım: buraları cennetin temsili olarak kabul edilirler. [1] İranlılar burada sık sık tatillerini geçirmektedirler ve yerli halkın bölgeye ilgisini çekmek için amacıyla büyük yatırımlar yapılmaktadır. Yollar düzenli olarak yenilenmekte ve eğlence parkları yıl boyunca açık tutulmaktadır.

Kuzey bölgelerinin coğrafyası İranlıların en büyük varlığı: dağ ve deniz arasında sadece birkaç saatlik bir yol var ve geri plandaki Elburz sıradağları manzaraya ayrı bir güzellik katıyor (İran ortalama rakımın 4000 metreyi aştığı dağlık bir ülkedir).

Yolculuğumuza, yer yer -40°C’ye varan sıcaklık değerleriyle ülkede çok soğuk kışların hüküm sürdüğü İran Azerbaycanıyla başlayalım.  Burada ziyaretçilerin en çok tercih ettiği yerlerden biri, XIVüncü yüzyıldan kalma bir ortaçağ Ermeni kilisesi olan Kara Kilise’dir (Qara Kelissa). İran, bu kilisenin de Persepolis ve diğer arkeolojik hazineler gibi UNESCO Dünya Mirası listesine girmesi için başvuruda bulundu. Kilisenin adı inşa edildiği volkanik taştan ileri geliyor. Ermeniler İsa’nın havarilerinden Havari Yehuda İskariyot’un şehit edildikten sonra kilisenin inşa edildiği yere gömüldüğüne inanmaktadırlar. [2] Siyah-beyaz çizgili kulesi çok uzaktan dahi fark edilmektedir.

Yolumuza, ormanlık yüksek dağlar ve Hazar Denizinin güney-batı kıyılarıyla tezat manzaralara sahip, Azerbaycan Cumhuriyetine sınır kent olan Taleş şehristanı ile devam ediyoruz. Burada birçok pirinç tarlası ve bostana rastlayabiliriz. Ardından çay bahçeleriyle olduğu kadar İranlıların beslenmesinin temelini oluşturan pirinciyle de ün kazanmış olan Gilan Eyaleti gelmektedir. Eyaletteki köylerden biri olan Massuleh, UNESCO tarafından koruma altına alınmıştır. Teraslara sahip evleri çok özel bir mimariye sahiptir: her bir teras üst taraftaki komşu evinin avlusu işlevini görmektedir!

Daha sonra Elburz’un ve hatta Ortadoğu’nun en yüksek zirvesi olan 5647 metre yüksekliğindeki Demavend’e ev sahipliği yapan Mazandaran’a ulaşıyoruz. 10 000 Riyallik banknotları ve içme suyu şişelerini süsleyen bu dağ gerçek bir ulusal simge haline gelmiş durumdadır.

Dağa ilk kez Avrupalılar XIX uncu yüzyılda tırmanmışlar. Günümüzde zirveye ulaşmak, oluşturulan birçok rotayla artık geçmişe göre çok daha da kolay. Zirvesi hemen hemen her zaman karla kaplı ve çoğunlukla bir bulut kolyesiyle süslü olan dağı, hava açık olduğunda Tahran’dan dahi görmek mümkün olabilmektedir. Hala faal olan yanardağ uzun süreden beri önemli bir patlama yaşamamış dahi olsa, kraterden kükürt gazı salmaya devam etmektedir. İran mitolojisi ve edebiyatında ağırlıklı yere sahip dağa, bundan bin yıl önce yazılan Şahname’de (Şahların kitabı) [3]de değinilmektedir.

Dağda kışın kayak yapılmakta ve doruklarından hiç kalkmayan karları ziyarete gelenler için ideal bir oyun sahası sunmaktadır. Her türlü donanıma sahip turistler genelde Şemsak’tan yola koyulmaktadırlar.

Yoğun kar yağışı nedeniyle birçok yol (özellikle de Tahran’ı Mazandaran’a bağlayan yol) ulaşıma kapandığından, yine de her şeye karşın yola çıkmadan önce bilgi almakta yarar vardır. İlkbahar yaklaştığında dağda doğa yürüyüşleri ve kamp faaliyetleri düzenleniyor. Dağa çıkarken fazla yorulmamak ve muhteşem manzaranın keyfine varabilmek için teleferikten yararlanılabilir. Termal turizm çok yaygın olmasa da bazı dağlarda doğal termal su kaynakları bulmak mümkündür.

Hazar Denizi kıyısındaki son eyalet, dünyanın tuğladan örülmüş en yüksek kulesini barındıran Gülistan eyaletidir. Ünlü Gümbet-i Kabus, XInci yüzyılda bölgede yaşayan varlıklı bir emir tarafından yaptırılmıştır.

Aslında bir göl[4] olan Hazar Denizi, kıyıdaki muhteşem manzaraların yanı sıra zengin bir kültürel farklılığı da sahiptir. Gerçekten de Hazar bölgesi Türkmenistan, Kazakistan, Rusya ve Azerbaycan devletleriyle sınır. Bölgedeki bazı lehçelerde Rusçanın etkisini sezilebilir. Kuzeyde yaşayan birçok insanın gözlerinin ve saçlarının açık renkli olduğunu söyleyebiliriz. Burada denize girmenin dışında plajlarda gezinti yapmak üzere at kiralanabilir ya da jet skilerden veya motorlu kayıklardan yararlanılabilir. Hazar denizi kıyıları İranlıların yeni yılı sayılan 21 Mart’taki Nevruz döneminde tatilcilerin akınına uğruyor. Bu yoğun ilgi kıyı kentlerinde emlak sektörünün gelişmesini sağlamıştır. Öte yandan, rejim değişikliği sonrasında konulan ambargo ve yaptırımlarla birlikte İranlılar yabancı ülkelere seyahatte çok zor vize alabilmektedirler. Dolayısıyla da yurttaşların büyük bölümü anavatanında kalmayı tercih etmekte ve böylece de gelmeyen Avrupalı ya da Amerikan turist açığını kapatmaktadır. Üstelik İran çok ucuz bir ülkedir.

Talebe cevap verebilmek için bölgede birçok bina ve tatil köyü inşa edildi; bundan on yıl öncesinde bugün gördüğümüz gökdelenler ortada yoktu. Bir gezinti sırasında turistler emlakçı sayısı karşısında şaşkınlığa düşmektedirler. Oteller yönünden ise en klasiğinden en lüks olanına kadar çeşitli fiyat seçenekleri söz konusudur.   

Beslenme anlamında pirinç, İran’da özellikle de Dünyanın en iyi pirincinin üretildiği Kuzey bölgelerinde çok yaygın bir şekilde tüketiliyor. Rutubetli iklim pirinç yetiştiriciliğine çok uygun bir ortam sağlıyor. Özellikle bahar mevsiminde pirinç tarlaları bereketli ve kesintisiz yağışlarla sürekli sulanıyor. Tarlalar bazı dönemlerde öylesine çok yağış alıyor ki, çiftçiler arazileri içerisinde kayıkla yer değiştirmek zorunda kalıyor.

Bölge fauna ve flora bakımından da çok zengindir. Göl, son canlı örneği 1970 yılında bir avcı tarafından vurulan Hazar kaplanına da adını vermiştir.[5] Elburz sıradağlarının kuzey bölümü, bitki varlığının büyük bölümünü oluşturan yoğun yaprak döken ağaç türleriyle kaplıdır. Mazandaran eyaletinin ücra ormanlarında kurt, çakal, yabandomuzu, sırtlan, kara ayı ve yabankedisi gibi memeli hayvanlar yaşamaktadır.

En ilgi çekici hayvan türleri arasında Elburz’un kızıl koyununu ve Türkmenistan sınırı boyunca görülen uzun kıvrık boynuzlu beyaz sakallı bir koç türünü sayabiliriz. Kışın buralara Rusya’dan saz tavukları göç etmekte ve her ne kadar avlanmaları yasalarca kısıtlanmış olsa da bunların lezzetli etlerinin tadına bakmak mümkün olabilir. Tavuk ile ördek eti tadını bir arada barındıran özel lezzeti şaşırtıcı nitelikte.

Balığa gelince doğrudan Hazar Denizinde ya da buraya dökülen ırmaklarda avlanıyor ve pazarda canlı olarak pazarlanıyor. Bunların yahnisi dahi yapılıyor. Aynı şekilde ghalieh mâhi ya da ghalieh Meygu adı verilen ıstakoz yahnileri de hazırlanıyor.

Bölgedeki yemekler açısından Mersin balığı birinci sırayı tutuyor. Bu balığın yumurtalarından ayrıca havyar da üretiliyor. Nesli tükenmekte olan bu balık türü günümüzde hala sınırlı da olsa hala tüketilmektedir. Özellikle üreme döneminde avlanması yasaklanmıştır.

Eğer eti tercih ediyorsanız, meşhur kebapları tercih edebilirsiniz. Gilan eyaletinde, aynı zamanda koyun eti kıyması, soğan, nar suyu, baharatlı otlar ve cevizle hazırlanan geleneksel torsh kebap de vardır.

KAYNAKÇA :
* Auzias, Dominique ; Labourdette, Jean-Paul,  İran , Petit Futé, 2005,  sayfa 377.
* Beaumont, Hervé, İran, Paris, Guides Marcus, 2002, sayfa 80.
* Ferdowsi, Hakim Abolghâssem, Shâhnâmeh-ye Ferdowsi (Fırdevsi’nin Krallar Kitabı), Tahran, Elhâm, 1997, sayfa.
* Malte-Brun, Conrad, Précis de géographie universelle, Paris, Firmin Frères Imprimerie, 1881, sayfa 953.
* Morris, Jean; Wood, Roger, Persia, Universe Books, 1970, sayfa 216.  

(La revue de Téhéran dergisinin Mayıs 2012 tarihli 78nci sayısında Emilie Aghâjâni imzasıyla yayınlanan Fransızca yazıdan Türkçeleştirilmiştir). 


[1] Beaumont, Hervé, İran, Paris, Guides Marcus, 2002, sayfa 25.

[2] Morris, Jean ; Wood, Roger, Persia, Universe Books, 1970, sayfa 35.

[3] Hakim Abolghâssem Ferdowsi, Shâhnâmeh-ye Ferdowsi (Le Livre des Rois de Ferdowsi), Téhéran, Elhâm, 1997, sayfa 1663.

[4] Malte-Brun, Conrad, Précis de géographie universelle, Paris, Firmin Frères Imprimerie, 1881, sayfa 290.

[5] Auzias, Dominique ; Labourdette, Jean-Paul, İran, Petit Futé, 2005

Yazdır e-Posta

Browse top selling WordPress Themes & Templates on ThemeForest. This list updates every week with the top selling and best WordPress Themes www.bigtheme.net/wordpress/themeforest