Şili'de solun birliği

 19 Haziran Cuma günü, Giulia Willig, Sergio Grez ve Franck Gaudichad adlı iki öğretim üyesiyle Şili’nin bugünkü durumu hakkında bir röportaj gerçekleştirdi (1). Adı geçen iki uzmanın kimi zaman yanlış temellere dayanan analizlerinin, eksik olmalarının yanı sıra, 2014’te yeni çoğunluğa dayalı hükümetin iktidara gelmesinden beri Şili’deki siyasal ve toplumsal durumun daha da ağırlaştığı gibi bir hatalı düşünceyi yaygınlaştırmaya çalıştığı için taraflı olduğunu da düşünüyoruz.  

 

Öğrenci mücadelesi ve halk hareketleri

Gerçekten de, 2011 yılındaki öğrenci mücadelesi, oyunun kurallarını değiştirerek siyasal olduğu kadar toplumsal olarak da yeni bir dinamiğin ortaya çıkmasına yol açtılar. Görüşmenin paydaşlarına göre, M.Bachelet Hükümeti,     « 1990’da inşa edilen neoliberal demokrasiye kesinlikle ara vermeyen sosyal ve liberal » bir perspektif içerisinde, « bazı büyük taleplerini kısmen geri kazandı ». Tüm toplumsal hareketlerin kendine asgari bir hedef belirlediğine inanıyoruz: bu da en azından taleplerinin siyasal yetkililer tarafından dikkate alınmasıdır. Halkın diğer özlemlerinin yanı sıra, öğrenci taleplerinin Yeni Çoğunluk programı içerisine dahil edilmesi, bir yandan yapılan gösterilerin başarısını, diğer yandan da hükümet ekibinin halkın geniş kesimlerince beklenen önlemleri uygulamaya sokma iradesini ortaya koyuyor. Hatırlatmamız gerekir ki bu reform programları, Pinochet diktatörlüğünden miras kalan kurumların temel unsurlarını hedef alıyor.

Yazarlar, eğitim, maliye ve anayasanın bizzat kendi yararına binominal (iki isimli) seçim sistemini hedef alarak, hükümetin, halkçı hareketlerin özlemlerine yanıt vererek, Şilili yurttaşların yaşam koşullarını geliştirmenin yollarını araştırmakta olduğunu görmezden gelmektedirler. Röportaja katılan öğretim üyelerinin iddia ettiği gibi programın hiçbir yerinde, mevcut sosyal liberal sistemin değiştirilmesine değinilmemektedir. Sadece siyasal alanda demokratikleşme ve daha çok toplumsal adalet için gelecekte atılacak adımların temel ilkelerini belirlemek söz konusudur. Ne yazık ki, Şili toplumu zararlı neoliberal ideolojinin derin etkisinden henüz kurtulabilmiş değildir. Valparaiso’da Mayıs ayındaki gösteriler sırasında iki genç öğrencinin, « apolitik » bir yurttaş tarafından çarpıcı bir şekilde öldürülmesi olayı, bu durumu onaylamaktadır.

Sağın ve diğer muhalif kesimlerin tepkisi

Eğer yazarlar, Pinochet’nin mirasının ortadan kaldırılması yolunda kaydedilen gelişmeyi kasten görmezden geliyor ya da önemsiz buluyorlarsa, sağ ve muhafazakar kesimler, iktidarlarını tehdit eden tehlikenin fazlasıyla farkındalar. Ve alışkanlıkları olduğu üzere, dönüşümün başlangıcından beri Şili’deki siyasal yaşama egemen olan iktidarın tüm kaldıraçlarına çağrıda bulunuyorlar. Böylece sağ, hükümet tarafından savunulan tüm reformların uygulanmasını sekteye uğratmayı hedefleyen kampanyalar biçiminde, sistematik olarak vahşi bir muhalefet geliştirmiş oldu. İşverenlerce eşgüdümü yapılan bu kampanyalar, ABD Büyükelçisi dahil, ABD’li ve İngiliz gazeteleri gibi dış müdahiller tarafından çok akıllıca desteklenmiştir.

Bugün sağ bile, ülkenin yönetilememenin kıyısında olduğunu belirterek fitneye bulaşmaktadır (3). Dolayısıyla, Profesör Grez’in altını çizdiği gibi, sağın « Bachelet hükümetinden çok da korkmaması » gerektiğini belirtmek biraz temelsiz kalıyor. Üstelik hükümetle üniformalı polislerin (Carabiniers) şefi arasında, uyguladıkları sert baskı yöntemleri konusunda tartışma da yaşandı. Polisler İçişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısına kafa tutacak kadar de ileriye gittiler (4) ki bu da, eğer çok istiyorlarsa, iktidarların « gerçekte » ülkeyi hala susturmaya çalıştığına ek kanıt oluşturabilir. M.Gaudichaud’nun pişmanlığına karşın, CUT ve diğer halk hareketlerinin hükümet reformlarının sürdürülmesine destek gösterilerine çağrı yapmasının çok gereksiz olmadığını düşünüyoruz.

Seçilmişlerin büyük bir bölümünün bulaştığı yolsuzluklar nedeniyle ülkenin bugün büyük bir siyasal krizin içerisinde olduğu doğruysa, M.Gaudichaud’nun söylediği gibi « siyasal kadroların tümünün » uzlaşmacı olduğunu belirtmek yanlış olduğu kadar tehlikelidir de. Yanlış çünkü yakın zamanda ortaya çıkarılan yolsuzluk ve yasadışı finansman sistemi, siyasilerin asli olarak sağcılardan olduğu kadar Yeni Çoğunluk’un da ancak bir bölümüyle ilgilidir (5). Bildiğimiz kadarıyla, bu konuda çok araştırma yapılmış olmasına karşın PCCh’nin (Şili Komünist Partisi) seçilmişlerinden hiçbiri bu türde bir zimmet olaylarına bulaşmamıştır. Çok yakın zamanda yapılan son bir girişim de « La Segunda » Gazetesinde yayınlanan ve milletvekili Camila Vallejo’yu hedef alan iftiralardır (6). Tehlikelidir çünkü siyasal kesimlerin tümünü aynı çuvala koyma çabası nihayetinde, nerede olunursa olunsun hep aynı sonuçlara yol açmaktadır:  Bazı aşırılıklara gidilmese bile, genele yayılan bir mide bulantısı, kamusal olandan tiksinme, gittikçe azalan seçimlere katılım oranı.   

Bu krizin, Şili sağının arzu edeceği şekilde, reformların gerçekleşmesini yavaşlatmadığını eklememizde yarar var, bunun kanıtı İş Kanunu reformuna ilişkin olarak meclisin yaptığı oylamadır (7).

Solda birlik sorunun kökeni

İşçi örgütlerinin talebi üzerine, İş Kanunu reformunun hükümet programına dahil edilmesi, yasa koyuculara somut öneriler sunulduğunda, halkın taleplerinin dikkate alındığını gösteriyor. Geçiş döneminin başından beri rolü inkar edilemeyecek olan toplumsal hareketlerin reformları etkileme kapasitesi, birlik içerisinde hareket edildiğinde çok daha fazla önem kazanmaktadır. Röportaj sırasında F.Gaudichaud tarafından çok güzel bir şekilde dile getirilen bu sorunla, Confech ve diğerleri gibi « Komünist Partinin solundaki » yöneticiler de karşı karşıyadır. Daha çok yakın bir zamanda, eski siyasi mahkumlar hareketi, yürütülen mücadele sırasında birliğin getireceği yararları keşfetme olanağı bulmuştu (8). Aynı şekilde, komünist seçilmişleri toplumsal hareketler içerisinde bir « beşinci kol » gibi ele almak, Profesör Grez’in tarihçi niteliğiyle uyuşmayan, açık konuşmama tavrını ortaya koyan uygunsuz bir görüşten başka bir şey değildir. Aynı şekilde, tarihçi profesörün, Yeni Çoğunluk içerisinde Komünist Partinin yürüttüğü politikaları tanımlarken kullandığı « hileler » nitelemesi, sol ahlaktan bir hayli uzakta olan aşağılamaktan duyduğu büyük zevki ortaya koymaktadır. Anti-komünizm, halk hareketi içerisinde hiçbir zaman yapıcı bir işlev üstlenmemiştir. Aksine, daima gerici rejimlerin temel hareket alanlarından biri olmuştur. Bu alanda, El Mercurio’nun sahibinin gazeteciler cemiyetinden ihracı konusunda, bugünkü komünist yöneticilerin irade ve cesaretinden şüphe etme lüksüne kaçmayı göze alan bir yorumcunun tutumuna şahit oluyoruz (9).

Anayasa Reformu

Yöntemden bağımsız olarak, yakın zamana kadar yazarlardan birinin hükümetin niyetinden şüphe ettiği (10) anayasa reformu, Şili tarihinde büyük bir yenilik olacaktır. Gerçekten de, yaşamsal bir metnin sadece elit bir kesim tarafından yapılması yerine, ilk defa katılımcı ve demokratik bir yolla geliştirilmesi söz konusu olacaktır. En demokratik yöntem kuşkusuz bir Anayasa Meclisinin oluşturulması olacaktır. Öte yandan, bu perspektif içerisinde dahi, fazla da hayale kapılmamak gerekir. Yeni bir anayasa, her derde deva bir ilaç olarak görülmemelidir. Şili toplumu, tekrar edelim, derinliklerinde hala muhafazakar, bireyci ve duyarsızdır. Son Cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinde sandığa gitmeyenlerin sayısının çok oluşu ve aynı şekilde, öğrenciler içerisinde dahi yönetsel süreçlere katılımın azlığı bunun açık kanıtıdır. Bu koşullarda, siyasal yaşamın biricik ilgi çekme, geri kazanma ve geniş toplumsal kesimlerin yurttaş hayatına dahil etme yöntemi, bir ülkenin temel sözleşmesinin anlamı ve önemi üzerine bir tartışmanın açılmasından geçmektedir. Bu aynı zamanda, Kurucu Meclis temsilcilerinin seçiminde muhafazakar kesimlerin çoğunluğu elde etmelerini engellemek için de bir fırsat olacaktır. Dolayısıyla anayasal reform, Yeni Çoğunluğun programının tümü gibi, ülkenin demokratikleşmesi ve daha çok toplumsal adalet yolunda sosyal-liberal sistemin değiştirilmesi mücadelesinde bir son değil, bir aşamadan ibarettir.       

NOTLAR :

(1) http://www.rebelion.org/noticia.php... http://www.cetri.be/Le-Chili-apres-...

(2) http://www.theclinic.cl/2015/05/15/... http://www.eldia.com/policiales/dos... http://www.jjcc.cl/declaracion-publ...

(3) http://www.lasegunda.com/Noticias/P... http://www.cronicadigital.cl/2015/0...

(4) http://resumen.cl/2015/01/declaraci... http://www.elmostrador.cl/noticias/...

(5) http://www.diarioreddigital.cl/poli...

(6) http://www.diarioreddigital.cl/poli...

(7) http://www.diarioreddigital.cl/labo...

(8) http://www.exprisioneroschile.cl/in...

(9) http://piensachile.com/2015/04/se-d...

(10) http://blogs.mediapart.fr/blog/patr...

(Investig’Action www.michelcollon.info sitesinde 8 Temmuz 2015 tarihinde yayınlanan Fransızca yazıdan Türkçeleştirilmiştir http://www.michelcollon.info/Les-origines-du-probleme-de-l.html )

Yazdıre-Posta

Irish gambling website www.cbetting.co.uk Paddy Power super bonus.