Gazze'li balıkçı Muhammet el-Hissi'yi kim öldürdü?

palestin pecheur ile ilgili görsel sonucu4 Ocak’ta rüzgarlı bir gecede, 33 yaşındaki balıkçı Muhammet el-Hissi, o gece balıktan sonra eve dönemeyeceğini hissetti. « Korkuyorum. Eğer ışıklarımın söndüğünü görürseniz hemen bana yardıma gelin. Beni unutmayın. »

Kuzeni Nihat el-Hissi’nin Gazze Limanında El Cezire’ye geceleyin yaptığı açıklamaya göre bunlar Muhammet’in diğer balıkçılara söylediği son sözleri oldu.

Muhammet o gece kaygılıydı. Denizde sürekli devriye gezen İsrail deniz kuvvetlerinden korkuyordu. İsrail tarafından dayatılan altı deniz mili sınırından daha uzağa gidebilmek için erkek kardeşi Wael’le kayıklarını değiştirmişlerdi.

Gazze’de balıkçılık tehlikeli bir iştir. 2016’da İsrail Deniz Kuvvetlerinin Filistinli balıkçılara ve gemilerine ateş açtığı 126 olay yaşandı; Filistin İnsan Hakları Merkezi’ne (Fransızca kısaltmasıyla PCHR) göre geçen yıl bu olaylarda 12 balıkçı yaralandı.

Aynı zamanda balıkçı gemilerinin bombalandığı yedi olay daha yaşandı. Filistinli balıkçılar İsrail tarafından dayatılan altı deniz mili sınırının içerisindeyken dahi sık sık ateş açma ve tutuklama durumları yaşanabiliyor.

Nihat ve Wael, El Cezire’ye kendilerine ait üç kayığın da Filistinli balıkçılara dayatılan sınırlar içerisinde olduğunu belirttiler.

Wael kayık değiştirmeyi kabul etti ve altı deniz mili sınırına en yakın üçüncü kayıkta kaldı.

İkinci kayıktaki Muhammet beş deniz mili, Nihat ve el-Hissi Ailesinin geri kalanı ise dört deniz mili mesafedeydiler. Hepsi de İsrail’in Güney sınırından 200 metre uzaklıktaydılar.

Ağlarını atarlarken dalgalar Nihat’ın kayığını sınırın diğer tarafına sürükledi. İsrail Deniz Kuvvetlerine ait bir gemi geldi ve Muhammet’in kayığının etrafında dönmeye başladı. Çok rüzgarlı bir geceydi ve dalgalar öylesine güçlüydü ki, Nihat’ın kayığındaki jeneratör durdu ve kayığın ışıkları söndü.

« Işıklar sönünce İsrailliler çılgına döndü. İsrail savaş gemisi son sürat Muhammet’in üzerine yürüdü » diye sürdürdü Nihat: « Kayıkta ayaktaydım ve birden, birçok patlama sesi duydum ».

 60 tonluk gemi Muhammet’in ahşap kayığına doğru son hızla daldı diye anlattı Nihat. Filistinli balıkçılar ve İsrail deniz kuvvetleri üç gün boyunca Muhammet’i aradılar, ama cesedi bulunamadı. Muhtemelen İsrail gemisinin pervaneleri arasında parçalandı.

« İsrail medyaları bunun bir kaza olduğunu açıkladılar ama biz buna kesinlikle inanmıyoruz. Dünyanın en gelişmiş teknolojisine sahiplerken böylesi bir kaza nasıl yaşanabilir? » diye soruyor Nihat.

« İsrailliler denizciliği çok iyi bilirler, balıkçı kayıklarını kontrol etmenin çok zor olduğunu bilirler, üstelik o gece hava gerçekten de kötüydü. [İsrailliler]Onu kasten öldürdüler ».

İsrail Ordusunun bir sözcüsü El Cezire’ye elektronik postayla şu yanıtı verdi: « Bir Filistinli balıkçı gemisi, Gazze Şeridinin kuzeyindeki balık avlanma bölgesinin sınırlarının dışına çıktı. Operasyon prosedürü çerçevesinde bölgeye Deniz Kuvvetlerine ait bir gemi gönderildi ».

« Deniz Kuvvetlerinin gemisi bölgenin dışına çıkan balıkçı kayığına yaklaşırken yakınlarda bulunan bir başka kayığa çarpmıştır. Çarpışma sonucunda kayıkta bulunan balıkçı yaralandı ve denize düştü ».

Gazze Fetva ve Yasama Divanı tarafından yayınlanan bir araştırma raporuna göre, Muhammet’in kayığında 11 deniz mili uzaklıktan çıplak gözle görülmesi mümkün olan projektörler bulunuyordu. Rapor, bilerek kayığı parçalayan İsrail Deniz Kuvvetlerini Muhammet’i kasten öldürmekle suçluyor ve Birleşmiş Milletler ve Güvenlik Konseyini olaya müdahale etme çağrısında bulunuyor.

«Filistin İnsan Hakları Merkezi’nden (PCHR) araştırmacı Şahin Halil “İsrail’de, deniz kuvvetleri hücumbotu kaptanının sarhoş olduğunu ve çok hızlı yol aldığını söyleyenler var” diyor, “hatta [geminin] hedef alarak dosdoğru Filistin kayığına son sürat ilerlediğini ifade eden görgü tanıklarımız bile var ».

El Hissi Ailesinin evinde Muhammet’in Annesi Nejat, yaşlı gözlerle onun fotoğrafını okşuyor. Aile zaten parasal sıkıntı içerisindeydi ama Muhammet’in ölümü karısı ve üç çocuğunun durumunu daha da kötüleştirdi.

« Çocuklar tuzlu [musluk] su içiyor » diyen Nejat, içme suyu satın alacak durumda olmadıklarını sözlerine ekliyor. « Bu benim için çok zor. Bedeni bulunmadığı için ölüm belgesini alamıyoruz. Öldüğünü kanıtlayacak hiçbir imkanımız yok » diyor.

Ölüm belgesi olmaksızın ailenin herhangi bir maddi tazminat alma imkanı bulunmuyor.

Gazze’deki Filistinli balıkçıların % 55’i yoksulluk sınırı altında yaşıyor ve hayatta kalabilmek için borç ve insani yardıma muhtaç durumdadırlar. « Günde 10 Şekel ve hatta bazen daha da az kazanıyoruz » diyen Wael, sabit bir gelirleri olmadığını sözlerine ekliyor. « Dört ay boyunca elimize tek bir Şekel dahi geçmedi ».

İsrail insan halkları örgütü  B’Tselem’e göre, denize ulaşımında, balık ihracatında ve Gazze’ye hammadde girişinde ciddi kısıtlamalar dayatarak ve balıkçıları taciz ederek, Gazze Şeridinde balıkçılık sektörünü yok etti.

2000 yılında yaklaşık 10 000 balıkçı vardı. Bugün aileleriyle birlikte 50 000 kişinin geçimini sağlayan yaklaşık 4 000 kayıtlı balıkçı bulunmaktadır. Ancak B’Tselem bu sayının bile yanıltıcı olduğunu söylüyor. Gerçekten de kayıtlı balıkçıların yarısı işsiz, çünkü bakımları için gerekli malzemeler bulunmadığı için kayıkları denize açılacak durumda değil.

Oslo Mutabakatları İsrail’e 20 deniz mili mesafe içerisinde balıkçılığa izin vermesini dayatmaktadır ama İsrail bu taahhüdünü hiçbir zaman yerine getirmedi; İsrail’in bugüne kadar izin verdiği en büyük alan 12 deniz mili olmuştur ama yıllar içerisinde bu sınır daralmıştır; bazı dönemler üç deniz mili dahi olmuştur. Balıkçılık bölgesinin daraltılması, balıkların üremesine zarar verecek şekilde aşırı avlanmalarına yol açmıştır. 

Gazze’li balıkçıların tümü bu nedenle en uygun balıkçılık sahalarının ve en sakin suların bulunduğu Beyt Hanun açıklarında, yani bölgenin Kuzey sınırında avlanmaktadır. Burada herkes için yeterince yer yoktur ve balıkçıların çoğu zaman avlanmak için balıkçılık bölgesinden biraz sıyrılmak ve ufukta İsrail Deniz Kuvvetlerine ait bir gemi gördüklerinde son hızla sınırın içerisine geri dönmekten başka çaresi yoktur diye anlatıyor Wael ve Nihat.

Tanıkların anlattığına göre İsrailli askerler silah zoruyla balıkçıları soyunmaya ve iklim koşulları ne olursa olsun yüzerek Deniz Kuvvetlerine ait gemilere çıkmaya zorlamaktadırlar. Daha sonra gözleri bağlanıp elleri kelepçelenerek sorgulanmak üzere Aşdot’a götürülüyorlar.

« İsrailliler kafalarına estikçe gelip etrafımızı sarıyorlar. Hatta sınırın çok uzağında da olsak geliyorlar » diyor Wael. « Sanki bizimle oyun oynuyorlar gibi; [sanki bize şunu söylemek istiyorlar] sınırın çok uzağında dahi olsanız, kafamıza göre gelip çevrenizde dolanabiliriz. İstediğimiz her şeyi yapabiliriz. »

« Muhammet, İsraillilerin katlettiği ne ilk, ne de sonunca balıkçı olacaktır » diyor Wael. « Ama biz ekmek paramız için risk almaya devam edeceğiz. Bu çok tehlikeli ama çok zor durumdayız! Bizi engellemek için ellerinden geleni yapsalar da biz devam edeceğiz. Hayatta kalabilmek için biraz para kazanmak zorundayız. »

Mersiha GADZO (El Cezire)

(Arret sur info sitesinde 11 Mayıs 2017 tarihinde Mersiha Gadzo imzasıyla yayınlanan Fransızca yazıdan Türkçeleştirilmiştir http://arretsurinfo.ch/les-pecheurs-de-gaza-bravent-les-balles-dans-une-zone-de-peche-de-plus-en-plus-decimee/ )

 

Yazdıre-Posta

Irish gambling website www.cbetting.co.uk Paddy Power super bonus.