Skip to main content

Fransız askeri-sinai kompleksi

12 Mayıs'ta Bourges'da, URC (Union pour la Reconstruction Communiste-Komünist Yeniden Yapılanma Birliği) Centre Val de Loire'ın ve CGT’nin ve Mouvement de la Paix (Barış Hareketi) Cher Eyaleti birimlerinin desteğiyle 'Barış ve Silah Sanayileri' başlığı altında halka açık bir toplantı düzenlendi.

Fransız Savunma ve Silah Sanayi

Resmi verilere göre, ulusal düzeyde « savunma sanayi ve teknoloji üssü » aşağıdaki şekilde örgütlenmiştir:

– 2022'de toplam geliri 150 milyar avro olan 7 büyük şirketler grubu; bunlara bağlı olarak çalışan 4.000 alt yüklenici, KOBİ, orta ölçekli şirket ve startup.

– 210.000 istihdam ile bu sanayi sektörü otomotiv endüstrisiyle aynı büyüklüktedir.

– 2022'de resmi rakamlarla üretimin üçte biri ihraç edildi; bu payın bugün çok daha yüksek olması muhtemeldir. Nitekim, 2024'te Fransa dünyanın en büyük ikinci silah ihracatçısı oldu.

Bu yedi büyük gruba Amefo (askeri araç zırhı) ve PGM Précision (ağırlıklı olarak keskin nişancı olmak üzere askeri tüfekler) olmak üzere iki KOBİ daha ekleniyor.

Centre-Val de Loire bölgesinde

‘Sınırlardan uzak’ konumu nedeniyle, silah sanayi (denizcilik sektörü hariç) tarihsel olarak ve bugün de bölgesel faaliyetin önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Bu bölgede,  21.000'den fazla istihdam ve çeşitli büyüklüklerdeki 250’den fazla şirketle tüm büyük şirket grupları temsil edilmektedir. Sanayisizleşme sürecinde olan bir bölgede, bu kuruluşlar vasıflı işçilere ihtiyaç duymakta ve bunları istihdam etmektedir.

Sanayisizleşmeden etkilenen başka bir bölge olan Cher viyaletinde, silah sanayi (sektördeki bölgesel iş gücünün %31'ine karşılık gelen) bölgedeki maaşlı istihdamın yaklaşık dörtte birini temsil etmektedir.

‘Savunma’ sektörünün başkenti olarak kabul edilen Bourges'da, Direction Générale de l’Armement Techniques Terrestres (Kara Silahları Genel Müdürlüğü - DGATT) ile birlikte, iki silah üreticisi MBDA ve KNDS, hem doğrudan hem de dolaylı olarak yerel istihdama genelini sağlamaktadır. İki silah üreticisi, Hava Kuvvetleri'nin dört Boeing Awacs gözetleme uçağının konuşlandırıldığı Avord 702. Hava Üssü’nün bitişiğindedir.

Filistinli sendikalar tarafından kurulan uluslararası “Stop arming İsraël” (İsrail'i Silahlandırmayı Durdurun) kollektifi, Fransız silah sanayi ile Filistin halkına karşı ölümcül mücadelesinde Siyonist devlet arasındaki hem açık hem de açık olmayan işbirlikçi ilişkileri kınayan bir ‘rehber’ hazırladı.

İsrail ile suç ortaklığı yapan Fransız silah şirketlerine ilişkin bu rehber, aşağıdaki notların (Mart 2024'te tamamlandı) temelini oluşturdu.

Bu belgede yedi Fransız silah üreticisi grup burada tanımlanmaktadır

Bunlar arasında dört grup sadece silah üretimiyle uğraşmamaktadır.

Airbus ve Dassault (havacılık)

Fransız Alternatif Enerjiler ve Atom Enerjisi Komisyonu (CEA) (nükleer santraller ve atom bombaları)

Thalès (elektronik)

Diğer üç grup ise sadece silah üretimi yapmaktadır.

Safran (uçak motorları)

MBDA (füzeler)

KNDS (toplar)

Son yarım yüzyılda, Fransız silah sanayi dört ana yönde derin bir dönüşüm geçirdi.

1. Özelleştirme

XIV. Louis döneminden bu yana, kraliyet fabrikaları ve cephanelikleri Tarbes ve Tulle'de olduğu gibi Bourges’da da devletin elindeydi.

Bourges'da, çeşitli silah ve mühimmatların test edilmesi ve sertifikalandırılması için kurulmuş Silahlı Kuvvetler Bakanlığı'nın bir birimi olan DGATT bugün hâlâ varlığını sürdürmektedir.

Kamuoyu tarafından amiral gemileriyle (Leclerc tankı, César topu ve Famas saldırı tüfeği) bilinen Bourges'daki KNDS grubunun tarihi, özelleştirmenin çeşitli aşamalarını izlememizi sağlar:

– 1973'te "Arsenaux Terrestres" (Kara Cephanelikleri), "GİAT İndustrie" adlı kamu şirketine dönüşür.

– 1990'da kamuya ait şirket özel mülkiyete geçer (GİAT SA).

– 2006'da çeşitli satın almaların ardından GİAT İndustries, Nexter adını alır.

– 2015'te Alman silah üreticisi KMW ile 50/50 birleşmenin ardından Nexter, KNDS (KMW Nexter Defense Systems) olur.

– Şirketin Almanya şubesinden ayrılmasıyla birlikte, 2024'te Satory üssünün yakınında, Versailles'da merkezi bulunan KNDS Fransa kurulur.

Bu örnek, CEA hariç, Fransız devletine en iyi ihtimalle yalnızca azınlık hisseleri bırakan ve ulusal savunma ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak, kâr ve dış pazarlar tarafından yönlendirilen yedi büyük özel grupla sonuçlanan genel özelleştirme sürecini açıkça ortaya koymaktadır.

2. – Uluslararasılaştırma: Özelleştirmeler, gün geçtikçe artan uluslararasılaştırma süreci çerçevesinde gerçekleşmiş ve esas olarak Avrupa merkezli gerçek çok uluslu şirketler yaratılmıştır.

MBDA Missile Systems’in tarihi buna çok iyi bir örnektir. Başlangıçta Romorantin'deki Matra Défense'in füze bölümünden ayrılan grup, 2001 yılında hissedarları arasında Fransız-Alman-İspanyol grubu Airbus (%37,5), İngiliz BAE Systems (%37,5) ve ikinci büyük İtalyan sanayi grubu Leonardo’nun (%25) katılımıyla kurulmuştur. Buna ayrıca, 2006 yılında MBDA Deutschland'ı oluşturmak üzere satın alınan Alman RBK'yı da ekleyebiliriz.

Bu çok uluslu gruplar artık ulusal çerçevenin ötesine geçerek küreselleşmiş silah pazarında giderek daha fazla yer ediniyor.

3. İleri teknolojilerin artan önemi: Yıllar geçtikçe zırhlı araçlar, topçu parçaları ve mühimmatları yeni donanım, ürün ve bileşenlerle desteklendi: füzeler, insansız hava araçları, giderek daha sofistike elektronik ekipmanlar ve hatta yapay zeka. Çok sayıda son derece uzmanlaşmış alt yüklenici tarafından yönlendirilen bu yenilikler, radarlardan tahrik, nişan alma ve yönlendirme sistemlerine ve koruyucu donanımlara kadar giderek daha çeşitli donanımlar için mekaniğin ve bilişimin tüm alanlarını etkiliyor.

4. Yine de değerlendirilmesi zor olan önemli ve giderek artan bir ihracat payı. Resmi raporlar bu noktada çok açık değil. Bununla birlikte, mevcut verilere dayanarak, ulusal savunma için faaliyetlerin ve üretimin, ulusal savunma yeteneklerinde önemli bir artış olmaksızın araç ve mühimmat envanterlerinin yenilenmesi ve mevcut donanımların modernizasyonu ile ilgili olduğu tahmin edilmektedir.

Dolayısıyla bunun büyük kısmı ihraç edilmektedir. SİPRİ'ye (Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü) göre Fransa'nın 2024 yılında dünyanın ikinci büyük silah ihracatçısı haline geldiğini vurgulamıştık. Savaş içerisinde imha edilen silah ve mühimmat gibi donanımların satışına ek olarak, sayısız lisans, ortaklık anlaşması, satın alma, yan kuruluş kurma, ortak üretim, çapraz hissedarlık vb. de dikkate almak gerekir. Bu durum, özellikle silah sanayimizin Siyonist devletle sürdürdüğü ilişkiler için geçerlidir. İsrail ile ticaret şu anda Fransa'nın askeri donanım ihracatının yalnızca mütevazı bir bölümünü temsil ediyor, ancak çok eskiye dayanmaktadır ve Siyonist savaş makinesinin zarar verme kapasitesinde hâlâ önemli bir rol oynamaktadır.

Fransız Silah Sanayisi ve İsrail

Siyonist devletin kuruluşundan bu yana, Fransız silah sanayisi askeri gücünün beslenmesine katkıda bulunmuştur. Tüm büyük Fransız grupları buna katkıda bulunmuştur.

– 1954'te İsrail ile tarihi bir ortaklığa giren Dassault'tu ve bu destek, Fransız ve İngiliz donanmalarının ve hava kuvvetlerinin İsrail ile birlikte ağır kayıplar veren Mısır’ı bombaladığı1956 Süveyş Krizi sırasında teyit edildi. Amerika Birleşik Devletleri ve Sovyetler Birliği'nin açık muhalefeti operasyonları durdurdu ve Nasır'ın Süveyş Kanalı'nı millileştirmesini onayladı.

On bir yıl sonra, 1967'de, İsrail’e ait Dassault Mirage III'leri, Siyonist ordunun BM’nin 242 sayılı Kararı ile kınanan ve bugüne kadar hiç uygulanmayan toprak kazanımları ​​yapmasını sağlayan Altı Gün Savaşı'nda kullanıldı.

– CEA, 1956'dan başlayarak gizlilik içerisinde temel nükleer teknoloji bileşenlerini tedarik etti ve askeri kullanım için plütonyum sağlayan Negev Çölü’ndeki Dimona nükleer santralinin inşasına katkıda bulundu. CEA'nın yardımıyla, nükleer savaş başlıkları 1964 gibi erken bir tarihte Dassault ile işbirliği içinde inşa edilen İsrail malı 'Jericho' balistik füzelerine monte edildi.

1968'de Lübnan'a yapılan saldırının ardından Fransa, İsrail'e karşı tam bir silah ambargosu ilan etti ve Tel Aviv'in 1966'da Dassault'tan sipariş ettiği 50 avcı-bombardıman uçağının teslimatı engellenmiş olsa da yedek malzeme ve yedek parçaların teslimatı resmi olarak yasaklanmadı. Böylece Mirage 5'in bir kopyası, Dassault'un gizli yardımıyla 1970'lerin başında İsrail'de üretildi ve Safran grubunu oluşturan iki şirketten biri olan Turboméca'nın yardımıyla uçak motoru fabrikaları inşa edildi.

1973'te 'Yom Kippur Savaşı' olarak bilinen dördüncü Arap-İsrail savaşı sırasında, 'Jericho' balistik füzeleri ortak hareket eden Suriye ve Mısır güçlerine karşı kullanıldı.

Gerçek savaşı sömürgeleştirmeye karşı Filistin halk ayaklanmalarının bastırılması sürecinin yaşandığı bir dönem izledi: Birinci İntifada (1987-1993) ve binlerce ölümle sonuçlanan İkinci İntifada (2000-2004). Bu dönemde İsrail silahlı kuvvetleri daha da güçlendi ve modernleşti, üç ana silah şirketine dayalı bir savaş sanayi gelişti:

– En büyüğü olan ELBİT Systems, 1967'de Hayfa'da kuruldu. 12.000 kişiyi istihdam ediyor ve 5,5 milyar dolarlık bir ciroya sahip (MBDA’nınkine yakın). Burada Hermes ve Skylark insansız hava araçlarının yanı sıra havan topları da üretiyor. Elbit, 2018'de köklü İsrail silah şirketi İMİ Systems'i (UZİ makineli tüfekleri) satın aldı. Elbit, dünyanın birçok yerinde şubeler açarak Filistin'e karşı savaşta test edilen donanımları Fransa'ya ihraç ediyor.

– Şirketler grubunun en eskisi, 1948'de kurulan, çeşitli bağlı kuruluşlarda 15.000 istihdam ve 2022'de 4,9 milyar dolarlık ciroya sahip İAİ (İsrael Aerospace İndustries) grubudur. IAI uçak, insansız hava aracı, füze ve mühimmat üretmektedir.

– En küçüğü (sadece 3,4 milyar dolarlık ciroya sahip –yine de hala KNDS'nin cirosuna yakın) yine 1948'de kurulan ve amiral gemisi ürünleri Spike füzeleri ve Typhoon fırlatıcıları olan RAFAEL'dir (Rafael Advanced Defense Systems). RAFAEL, Siyonist varlığı hava saldırılarından korumak için tasarlanmış "Demir Kubbe"nin tasarımcılarından biridir.

2000'lerin başından itibaren, Fransız ve İsrail silah sanayileri arasında yoğun alışverişler yeniden başladı, özellikle de:

Airbus ile: 2008-2009'da Gazze'de 1.400 kişinin ölümüyle sonuçlanan Dökme Kurşun Harekatı’nda kullanılan « Harfang » insansız hava araçlarının İAİ ile ortaklaşa geliştirilmesi; İsrail Donanması'na yedi adet ASS65 Panther savaş helikopterinin satışı; 2022'de ELBİT ile kızılötesi füze savunma sistemleri için sözleşme imzalanması.

Thales ile: İngiliz yan kuruluşu aracılığıyla, Watchkeeper insansız hava aracı için Elbit ile ortaklık; İAİ'nin 'Heron' insansız hava araçları için bileşenlerin üretimi; 2024'te merkezi Kaliforniya'da bulunan ancak araştırma merkezi İsrail'de bulunan İsrail siber güvenlik şirketi İmperva'nın satın alınması; İngiliz Donanması için üretilen Sea Serpent gemi savar füzesi için İAİ ile ortaklık.

KNDS ile: 2011 yılında Gazze'de kullanılan mühimmatların üreticisi olan İtalyan Simmel Difensa şirketinin 2014 yılında satın alınması. 2023 yılında ELBİT ile Europuls roketatar sisteminin üretimi için anlaşma imzalanması.

Çok sayıda kurbandan sadece biri: Mayıs 2021'de, 11 yaşındaki bir kız çocuğu olan Dima Asaliya, Gazze'de bir İsrail füzesiyle katledildi. Gazetecilerin yaptığı araştırmalar sonucunda füzenin, Nexter'in (KNDS) grup tarafından 2014 yılında satın alınan, İtalyan yan kuruluşu olan Simmel Difesa tarafından üretilen ve ihraç edilen bir L62 HE-PFF IM84 mühimmatı olduğu anlaşıldı. Bu satın almanın yapıldığı yıl, İtalyan hükümeti Simmel Difesa'ya İsrail'e ihracat lisansı vermişti.

SAFRAN ile: RAFAEL (Fireweaver muharebe yönetim sistemi) ile iş birliği, İsrail Arrow3 füze savunma sistemi için elektronik bileşenlerin teslimatı.

Filistin güçlerinin Ekim 2023'te İsrail topraklarında gerçekleştirdiği 'El-Aksa Fırtınası' askeri operasyonunun ardından, Gazze'ye yönelik bombardımanlar ve kara muharebeleri yeniden başladı ve ardından Lübnan'a yayıldı ve çoğunluğu sivil olmak üzere on binlerce kişinin ölümüne neden oldu.

Fransız ve İsrail savaş sanayileri arasındaki ticaret zaten yüksek seviyede yeniden başlamıştı. Fransa'nın 2022'de İsrail'e verdiği 32 askeri teçhizat ihracat lisansının listesi öğreticidir ve açıkça silah ve mühimmatı içerir. Bu  nedenle, Şubat 2024'te Bakan Sébastien Lecornu aracılığıyla « İsrail ile nesnel olarak hiçbir silah ilişkisi olmayacağını » ve Fransa'nın İsrail'e hiçbir « öldürücü » teçhizat satmayacağını iddia eden resmi Fransa’nın ikiyüzlülüğüyle tamamen çelişmektedir. Bu alaycı yalan ayrıca, günümüz silahlarında ve hatta mühimmatında bileşenlerin (özellikle elektronik olanların) mevcut karmaşıklığını ve artan entegrasyonunu görmezden geliyormuş gibi yapmaktadır. Ve ayrıca, sivil ve askeri olmak üzere « çift kullanımlı » teçhizat teslimatlarının kabul edilen önemini görmezden geliyormuş gibi yapmaktadır.

Bunların tamamı, 2014 yılında onaylanan ve 'soykırım, insanlığa karşı suçlar (...) veya diğer savaş suçlarını işleyebilecek herhangi bir devlete' silah satışını yasaklayan 'BM Silah Ticareti Anlaşması'nı liderlerimizin tamamen göz ardı etmesi sonucunda yaşanıyor.

İsrail'i silahlandırmaya son verelim!

Filistinli kolektif 'Stop Arming İsrael’in kitapçığı, silah sanayisindeki tüm işçilere, İsrail savaş makinesine silah üretimi ve sevkiyatını engelleme ve ülkemizin Siyonist devletin Filistin’e karşı topyekun yürüttüğü soykırım savaşındaki suç ortaklığına son verme çağrısıyla sona eriyor.

Tüm barış aktivistleriyle birlikte, bu slogana biz de sahip çıkıyoruz.

Pierre Lenormand

Özgün kaynak: Stop Arming İsrael France

(investigaction.net sitesinde 27 Mayıs 2025 tarihinde Pierre Lenormand imzasıyla yayınlanan Fransızca yazıdan Türkçeleştirilmiştir https://investigaction.net/retour-sur-linitiative-paix-et-industries-de-larmement/ )