Doğa katliamına süper izin!
Yenilenebilir enerji yatırımlarının izin süreçlerini hızlandırmak amacıyla sermayenin talebiyle Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından hazırlanan « Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi » (2/3159 esas sayılı) TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu’ndan geçti.
Yasa teklifine göre,
- Özel çevre koruma bölgeleri, Milli Parklar Yasası’na göre korunan alanlar, sulak alanlar, yaban hayatı koruma ve geliştirme sahaları, ormanlar, Turizmi Teşvik Yasası’na göre ilan edilen kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri, turizm merkezleri, Kıyı Yasası’na göre korunması gerekli alanlar, 1. derece askeri yasak bölgeler, 1/5000 ölçekli imar planı onaylanmış alanlar, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında kalan SİT alanları ile madencilik amacı dışında tahsis edilen ve Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından uygun görüş verilen elektrik santralleri, organize sanayi bölgeleri, endüstri bölgeleri, petrol, doğalgaz ve jeotermal boru hatları gibi yatırım alanlarına ait koordinatlar, ilgili kurumlar tarafından Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’ne bildirilecek. Ormanlar hariç bu alanlarda ruhsat düzenlenmeden önce Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü, ilgili kuruma proje hakkında görüşünü sorarak izin talebinde bulunacak. İlgili kurum, üç ay içinde izin talebine cevap verecek. Bu süre içerisinde cevap verilmemesi durumunda ilgili kuruma Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nce bir ay ek süre verilecek. Bu süre sonunda da karar bildirilmezse otomatik olarak izin verilmiş sayılacak.
Devlet ormanları içinde maden aranması ve işletilmesi ile madencilik faaliyeti için zorunlu olan tesis, yol, enerji, su, haberleşme ve altyapı tesislerine Orman Yasası hükümlerine göre Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nün talebi üzerine 3 ay içinde 24 ay süreyle bedelsiz izin verilecek. Süre gerektiğinde12 ay uzatılabilecek.
- Maden arama faaliyeti için tahsis edilen sahalarda mücbir sebepler ve kısıtlayıcı yasal hükümler hariç işletme faaliyetine de izin verilecek. Orman Genel Müdürlüğü tarafından verilen izin, çevresel etki değerlendirmesi yönünden uygun görüş olarak kabul edilecek.
- Ruhsat düzenlendikten sonra alan, izne tabi hale gelse dahi madencilik faaliyetlerine devam edilecek.
- Çevresel etki değerlendirmesi işlemleri, mevzuat gereği görünüşte yine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülecek. Çevresel etki değerlendirmesi sürecinde ilgili kurumlar görüşlerini en geç 3 ay içinde verecek. Kurumların ek süre talep etmeleri halinde en fazla bir ay ek süre verilecek. Bu süreler içinde görüş bildirmeyen kurumun görüşü olumlu kabul edilecek. İzin vermiş kurumlar, çevresel etki değerlendirmesi sürecinde olumsuz görüş veremeyecek.
- Demir, bakır, altın, çinko gibi madenler ile stratejik veya kritik madenlere izin verilmeyen hallerde, sahanın rezerv potansiyeli, yeri, cinsi ve ekonomiye katkısı gibi hususlar dikkate alınarak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nca yapılacak başvuru üzerine izin hakkında nihai karar, « üstün kamu yararı » çerçevesinde oluşturulan kurul tarafından verilecek.
- Stratejik veya kritik madenlere ilişkin madencilik faaliyetleri için Kamulaştırma Yasası hükümleri doğrultusunda acele kamulaştırma yapılabilecek.
- Ruhsat sahiplerinin işletme ruhsat bedeli kadar rehabilitasyon bedeli ödemesi zorunlu hale getiriliyor. Ancak mevcut düzenlemede çevre ile uyum bedeli ruhsat bedelinin bir payı olarak tahsil edilmesi nedeniyle ruhsat bedelinde yüzde 30 oranında indirim yapılması öngörülüyor.
- Geriye doğru 3 yıllık dönemlerde yaptığı toplam üretim miktarı projede beyan edilen yıllık üretim miktarının yüzde 30’undan daha az olması durumunda ruhsat sahiplerine verilen 77 bin 632 TL idari para cezasını içeren hüküm ile 5 yıl içerisinde 2 defa idari para cezası uygulanması halinde ruhsat iptal edilmesine ilişkin hüküm mevcut yasadan çıkarılıyor.
3573 sayılı Yasanın fiilen mülgası
Çevre talanında bugüne kadar zeytinliklerin ve tarımsal alanların savunmasında halkın son dayanağı olan ve zaten son yıllarda getirilen muafiyet ve istisnalar ile delik deşik edilen 3573 sayılı « ZEYTİNCİLİĞİN ISLAHI VE YABANİLERİNİN AŞILATTIRILMASI HAKKINDA KANUN » bu teklifle bir anlamda yürürlükten kaldırılmış olacak:
- Ruhsat sahibi veya rödövansçı olan gerçek veya tüzel kişiler tarafından ülkenin elektrik ihtiyacını karşılamak üzere yürütülen madencilik faaliyetlerinin tapuda vasfı zeytinlik olarak kayıtlı veya fiili olarak üzerinde zeytinlik bulunan alanlara denk gelmesi ve faaliyetlerin başka alanlarda yürütülmesinin mümkün olmaması durumunda, madencilik faaliyeti yürütülecek kısımdaki zeytin ağaçlarının maden sahalarının bulunduğu ilçe ve il sınırlarına öncelik vermek suretiyle taşınmasına, sahada madencilik faaliyetleri yürütülmesine ve bu faaliyetlere ilişkin geçici tesisler inşa edilmesine kamu yararı dikkate alınarak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nca izin verilebilecek.
- Zeytin ağaçlarının taşınmasından kaynaklanan tüm masraf ve taleplerden madencilik faaliyeti yürütmesi yönünde lehine karar verilen kişi sorumlu olacak. Zeytin ağaçlarının taşınmasının mümkün olmadığı durumlarda ise ilgili sahada madencilik faaliyetleri yürütülmesine ve bu faaliyetlere ilişkin geçici tesisler inşa edilmesine kamu yararı dikkate alınarak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nca izin verilebilmesi için iznin öncesinde aralarında biyolog ve ziraat mühendisinin de bulunduğu uzman kişilerden alınan görüşler doğrultusunda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nca belirlenecek alanda dikim normlarına uygun, faaliyet yürütülecek alan ile eşdeğer büyüklükte izin verilecek. Maden sahalarının bulunduğu ilçe ve il sınırlarına öncelik verilmek suretiyle zeytin sahası tesis edilmesi zorunlu olacak.
- Tapuda vasfı zeytinlik olarak kayıtlı olan veya fiili olarak üzerinde zeytinlik bulunan alanlarda madencilik faaliyeti yürütülen her yıl için, bu sahaların rehabilitasyon çalışmalarını temin etmek üzere ruhsat sahibinden işletme ruhsat bedeli kadar ayrıca tahsilat yapılacak. Bu sahalar madencilik faaliyetlerinin öncesinde sahada bulunan zeytin ağacı sayısı ile aynı sayıda zeytin ağacı dikilerek rehabilite edilecek.
- Zeytin ağaçlarının taşınması ile zeytin sahası tesis edilmesine ilişkin usul ve esaslar Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nca belirlenecek. Yeni tesis edilecek zeytin bahçeleri ile taşınacak zeytin ağaçları için Hazine taşınmazlarına ihtiyaç duyulması halinde, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nca uygun görülenler, zeytinliği kamulaştırılan taşınmaz maliklerinden talep edenlere rayiç bedel üzerinden 10 yıl süreyle doğrudan kiraya verilebilecek.
Bununla da bitmiyor…
- Meralar, yenilenebilir enerji kaynak alanları için kullanılabilecek.
- 31 Aralık 2030’a kadar işletmeye girecek yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim tesislerinin izin, kira ve irtifak işlemlerinde yüzde 85 indirim uygulanacak. Yürütmeyi durdurma davalarında bilirkişi harçları v.b. yöntemlerle yoksul yöre köylülerinin talan girişimine son çare olarak dava yoluyla direnmeleri önünde « hukuksal » engeller çoğalırken, doğayı katledecek şirketlere bir de ödül olarak bizim cebimizden nakit para konulacak.
- Yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı ön lisans veya üretim lisansı bulunan üretim tesisleri için gerekli özel mülkiyete konu taşınmazların temini amacıyla EPDK tarafından 31 Aralık 2030’a kadar Kamulaştırma Kanunu kapsamında « acele kamulaştırma » kararı alınabilecek. Bu süre Cumhurbaşkanı tarafından bir defaya mahsus olmak üzere 5 yıl süreyle uzatılabilecek.
Bunca kolaylığa rağmen işini kaçak olarak yürütenlere de AF
- Yapı ruhsatı ve/veya yapı kullanma izin belgesi olmadan tesis edilerek 31 Aralık 2024’ten önce kısmen veya tamamen işletmeye girmiş lisanslı elektrik üretim tesisleri ve bunların zorunlu altyapı unsurları için imar planlarına işlenmiş bulunmak ve üretim lisansı sahibi tüzel kişilerce bu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde müracaat edilmek şartıyla statik bakımdan uygun olduğuna dair inşaat mühendislerince hazırlanacak rapor ve fenni mesuliyetin ilgili mühendislerce üstlenildiğine dair belge sunulması durumunda Bakanlıkça bedeli mukabilinde Üretim Tesisi Uygunluk Belgesi düzenlenecek. Üretim Tesisi Uygunluk Belgesi, elektrik üretim tesisi ve elektrik üretiminin zorunlu altyapı unsurları kapsamındaki tüm yapılar için tek belge olarak düzenlenecek ve iş yeri açma ve çalışma ruhsatı yerine de geçecek.
- Elektrik üretim tesisleri için bu düzenlemelerin yürürlük tarihinden önce İmar Yasası uyarınca alınmış idari yaptırım kararları, yıkım kararları ve idari para cezaları uygulanmayacak. Yapılmış itirazlar veya açılmış davalar hakkında resen karar verilmesine yer olmadığına karar verilecek, yargılama ve takip giderleri taraflar üzerinde bırakılacak ve vekalet ücretine hükmedilmeyecek. Bu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tahsil edilmiş tutarlar iade edilmeyecek.
Yasa teklifinde açık olarak belirtilmese zaten merkezden taşradaki birimlerine kadar yatırımcı şirketlere yani sermayeye danışman şirket gibi hizmet veren bakanlık teşkilatıyla tamamen işlevini yitiren Çevresel Etki Değerlendirme süreci bu kez devre dışı bırakılıyor. ÇED tamamlanmadan uygulamaya geçilmesinin önü açılıyor. ÇED sürecinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG), maden ve enerji projelerinin çevresel etki sürecinde en üst karar verici mercii/kurum haline getiriliyor.
Sermayenin bütün bu açık saldırılarına karşın yılmamalı, emeğimize, ekmeğimize, havamıza, toprağımıza ve suyumuza sahip çıkmalıyız!