Skip to main content

Éric Denécé ya da İntiharlar Cumhuriyeti

12 Haziran 2025'te, eski bir DGSE (Fransa’nın dış istihbaratından sorumlu Dış Güvenlik Genel Müdürlüğü)görevlisi ve Fransız İstihbarat Araştırma Merkezi'nin (CF2R) kurucusu olan Éric Denécé cansız halde bulundu. Bazı kaynaklar intihar savını öne sürse de, ölümünü çevreleyen bağlam ve gri alanlar, ölümünün gerçek nedenleri konusunda ciddi şüpheler uyandırdı.

Eski bir DGSE görevlisi ve gizli operasyonlar üzerine birçok başvuru kitabının yazarı olan Denécé, çağdaş çatışmaların eleştirel tahlilinde önemli bir figürdü. Son konuşmalarında, Ukrayna savaşındaki tırmanma riskleri konusunda uyarıda bulundu ve medyanın ve kurumsal söylemin Atlantikçi önyargısını kınadı. Emmanuel Macron'a karşı sert ifadeler kullanmıştı: « İlk kez, gerçekten de endişeliyim, Macron tam bir hezeyan haline girdi » diye kamuoyuna açıklama bulundu. Devlet başkanının « tamamen mantıksız » olduğunu söyleyerek onu kınadı ve orduyu, tehlikeli bir siyasi acelecilik olarak gördüğü duruma karşı koymak üzere sessizliğini bozmaya çağırdı.

12 Haziran 2025'te Éric Denécé cansız halde bulundu. Bazı medya kuruluşları Paris’in 15. Bölgesindeki evini gösterirken, diğerleri onun Alpler'de yol kenarında arabası içerisinde yanında bir av tüfeğiyle bulunduğunu iddia ediyor. Ölümünün kesin koşulları bugün bile belirsizliğini koruyor. İlk soruşturmayı yürütenler intiharı öne sürmüş olsalar da, bununla ilgili kesin bir kanıt bulunamadı. Bir intihar mektubu bulunamadı, otopsi kamuoyuna açıklanmadı ve yetkililer kesin ölüm nedeni hakkında hiçbir ayrıntı açıklamadı. Herhangi bir ateşli silah yarası veya sağlık sorunlarına ilişkin somut bir iz bildirilmedi. Bu sessizlik, özellikle ailesinin intihar varsayımını şiddetle reddetmesi ve daha şeffaf bir soruşturma yapılması çağrısında bulunması nedeniyle huzursuzluğu körüklüyor. Bu ölüm, son zamanlarda Fransız istihbarat çevrelerini etkileyen birkaç şüpheli ölüm nedeniyle zaten gergin olan bir bağlamda gerçekleşti.

DGSİ'de Üç İntihar

Ocak ve Haziran 2025 ayları arasında üç DGSİ görevlisi intihar etti. Bunlardan ikisinin Levallois-Perret istasyonunda kendi hizmet silahlarını kullandığı bildirildi. Üçüncüsü ise, kurumun merkez otoparkındaki görev arabasında ölü bulundu. Kurbanların hiçbiri psikolojik sıkıntıya ilişkin görünür bir belirti göstermemişti. Kimisi yakında tatile gidecekti; kimisi ise yeni terfi etmişti. Aileleri sessiz kaldı veya kamuoyuna açıklamada bulunmayı reddetti. Veda mektupları varsa da, bunlar hiçbir zaman yayınlanmadı.

Bu zaten rahatsız edici gerçeklere, huzursuzluğu güçlendiren birkaç anormallik daha eklendi. İçişleri Bakanlığı ya da bizzat DGSİ tarafından bu görevlileri anmak üzere kamuoyuna hiçbir açıklamada bulunulmadı. Genellikle bir trajedi durumunda hızlı tepki veren sendikalar sessiz kaldı. Merkezde her yerde bulunan güvenlik kamerası görüntü kayıtlarından, bir iç kaynağa göre, söz konusu üç zaman dilimi için de « yararlanılmadı ». Daha önce kurumda görev yapmış bazı eski kıdemli memur tarafından olası görülmeyen bir tesadüftür bu.

Üç memur, farklı birimlere atanmış olmalarına rağmen, kurumun hassas karşı istihbarat görevlerine atanan aynı kanadında çalıştılar. İkisinin yakın zamanda yeni görevleri kabul etme konusunda isteksiz oldukları, birinin ise yurtdışına atanmayı reddettiği bildirildi. Ölümlerden birkaç saat sonra, otopsi raporları sunulmadan önce bile bilgisayar hesapları herhangi bir açıklama yapılmadan kapatıldı. Bu, istisnai, hatta erken uygulanan bir protokolüydü.

Son olarak, gizli sızıntılara göre, adli raporlardan en az biri standart bir intiharla bağdaşmayan yaralanmalardan ve ateş açısıyla ilgili tutarsızlıklardan söz ediyor. İkinci vakadan sonra dahili bir idari soruşturma açıldığı, bunun ise daha fazla işlem yapılmadan kapatıldığı bildirildi.

Bir Cumhuriyetçi Gelenek

Éric Denécé'nin ölümüne yakın olmasının yanı sıra, bu intihar dalgası resmi versiyonun yaygın olarak tartışıldığı diğer eski vakaları hatırlatıyor.

Çalışma Bakanı Robert Boulin, 1979'da Rambouillet ormanındaki bir gölette ölü bulundu. Resmi olarak intihar varsayımı hızla ortaya atılırken, birkaç rahatsız edici unsur bu yorumu sorgulattı: bedende yüzde darbe izleri vardı, anormal derecede yüksek dozda barbitürik asit tespit edildi ve bir gayrimenkul anlaşmasıyla ilgili hassas mahkeme belgeleri gizemli bir şekilde ortadan kayboldu. Boulin’in adı, ölümünden kısa bir süre önce, kamuoyunda Ramatuelle'de arazi edinimiyle ilgili bir tartışmaya karışmıştı; bazı gözlemciler bunun itibarını zedelemek üzere düzenlendiğini düşünüyordu. Geleceğin Başbakanı olarak gösterilen Boulin, Fransız sağı içerisinde bazı iç dengeler için bir tehdit oluşturuyordu ve bazı gözlemcilere göre siyasi bir hesaplaşmanın kurbanıydı. Boulin'in bir komplonun kurbanı olduğunu kanıtlamak için delil topladığı ve bunu kamuoyuna açıklamayı planladığı bildirildi. O zamandan beri ailesi, intihar kisvesi altında gerçekleşen siyasi suikastı sürekli olarak kınadı ve onun susturulmak üzere öldürüldüğünü iddia etti. 2017'de hükümet, soruşturmayı yeniden açmayı ya da kesin ölüm nedeni hakkında yorumda bulunmayı reddederken, en sonunda Boulin ailesine maddi tazminat ödedi. Bu karar birçok kişi tarafından örtülü bir itiraf, olaylardan yaklaşık kırk yıl sonra bile hâlâ sıcak bir konu olan bir davayı sessizce kapatma arzusunun bir işareti olarak yorumlandı.

1993 Mart ayı sonunda eski Başbakan Pierre Bérégovoy, maiyetine hükümetin en üst düzeylerinde gözlemlenen bazı şüpheli uygulamaları kamuoyuna açıklama niyetinin olduğunu söyledi. Bu açıklamalardan kısa bir süre sonra Canard Enchaîné gazetesi, Bérégovoy'un 1986'da tartışmalı bir iş adamı ve Cumhurbaşkanı François Mitterrand'ın yakın arkadaşı olan Roger-Patrice Pelat'tan faizsiz bir milyon frank kredi aldığını ortaya çıkardı. Bu kredi tamamen geri ödenmiş olmasına rağmen, olay hemen büyük bir sorun haline geldi.

1 Mayıs 1993'te Bérégovoy, korumasının silahını kullanarak intihar etti. Herhangi bir veda notu bulunamadı ve apar topar otopsisi yapıldı. Bazı kaynaklar iki kurşun deliği olasılığını öne sürdü ve bazı tutarsızlıklar belirlenmiş olsa da hiçbir zaman mahkemeler tarafından tam olarak araştırılmadı. Mitterrand basını kamuoyu önünde kendisine karşı « yargısız infazda » bulunmakla suçlarken, bazı gözlemciler bunu aslında ölümünün gerçek nedenlerinden dikkati başka yöne çekmek için bir oyun olarak gördüler.

1994'te Mitterrand'ın etkili danışmanlarından François de Grossouvre, Élysée Sarayı'ndaki ofisinde kafasına bir el ateş ederek intihar etti. Herhangi bir not yoktu, hassas arşivler ortadan kaybolmuştu ve bazı kişiler vücudun pozisyonunda tutarsızlıklar olduğunu ve ayrıca kurşunun varsayılan yörüngesine göre atipik bir kafa yaralanması olduğunu bildirdi. İncelediği hassas belgelerin aynı gün ortadan kaybolduğu bildirildi. Ölümü şok etkisi yarattı, ancak soruşturma hızla kapatıldı.

On altı yıl sonra, Le Dernier Mort de Mitterrand adlı kitabın yayınlanmasıyla François de Grossouvre'un ailesi sessizliğini bozdu. Çocukları ve torunları intihara ilişkin resmi yoruma açıkça itiraz ederek soruşturmadaki büyük tutarsızlıkları teşhir ettiler. Gizli belgelerin kaybolmasına, herhangi bir silah sesi duyulmamasına ve kabul edilen varsayımla uyuşmayan fiziksel ayrıntılara işaret ettiler. Örneğin, sol omuzda tespit edilen çıkığın, kendi kendine çeneye yöneltilen bir atışla bağdaştırılması zor görünüyor. Açık bir mektupta, yetersiz bir soruşturma yapılmasını kınayarak, gerçeğin asla tam olarak araştırılmadığını iddia ediyorlar.

Rahatsız edici bir ses, uygun bir sessizlik

Elbette, intihar varsayımını resmi olarak çürütecek bir kanıt olmasa da, devletin bu vakaları tam olarak aydınlatma konusundaki isteksizliği şüphe götürmez.

Tekrarlana tekrarlana, sadece bir tesadüf olabilecek şey, yavaş yavaş kasvetli ama iyi prova edilmiş bir TV dizisinin hatlarını alıyor. Susturulan rahatsız edici sesler, belirsiz koşullara sahip « intiharlar », beceriksizce yapılmış veya örtbas edilmiş soruşturmaları kınayan aileler ve niyetlerine meydan okumayı düşünenleri caydıran bir belirsizliği kolayca kabul eden bir hükümet. Bu nedenle, Éric Denécé'nin Macron ve diğerlerinin endişe verici bir inatla ilerlediği bir savaşın giderek yoğunlaşmasının riskleri hakkındaki uyarılarının tam gerçekliğini kavramak zor değil.

Marcan

(bam.news sitesinde 14 Haziran 2025 tarihinde Marcan imzasıyla yayınlanan Fransızca yazıdan Türkçeleştirilmiştir https://bam.news/societe/investigation/eric-denece-ou-la-republique-des-suicides )