Kanada’nın kuruluşunun 150. yıldönümü
Kanada’nın 150 kuruluş yıldönümünün kutlanması, Kızılderili soykırımının kutlanmasıdır. Büyük Kaplumbağa Adasının (Kuzey Amerika) yerli halkları için, şiddet yoluyla sömürgeleştirmenin son 150 yılını ve bugün Kanada (gerçekte “kraliyetin” ya da London City’nin ve İngiltere Merkez Bankasının ve Vatikan’ın sömürgeci şirketi olan) adıyla tanıdığımız şeyin kuruluşunu kutlarken “Kanada için yerli halklarıyla kurduğu ilişkiden daha önemli hiçbir ilişki yoktur” diyen Başbakan Justin Trudeau’yu anlamak çok zordur.
Asıl şer ekseni ABD önderliğinde olandır
İngiliz, Amerikan, Suudi ve İsrail hükümetlerinin Ortadoğu’da yaptıkları terörizmin eksiksiz bir tanımıdır.
Birleşmiş Milletlere göre Yemen’de devam eden çatışmalarda 10 000’den fazla sivil yaşamını yitirdi. Bu arada 10 milyondan fazla Yemenli açlık sınırında yaşamaktadır.
Yemen’deki savaş bugün üçüncü yılını doldurdu ama hala medyada hak ettiği yeri bulamamaktadır.
1917: Öğretmenimiz Lenin küreselleşmeyi anlatıyor
Lenin 1917 yılında, dünya savaşının tam ortasında kapitalizmin en yüksek aşaması emperyalizm adlı kitabını yayınlar. Hiçbir zaman olmadığı kadar çılgınlaşan bir Batı oligarşisiyle birlikte yeniden bir dünya savaşına sürüklendiğimiz bugünlerde, bu büyük eserden bugün adına çıkartabileceğimiz derslerin neler olduğuna bir göz atalım.
Demokrasinin sonu
Sahte küresel demokrasi: devletlerin programlanan sonu
« Dünya üç insan kategorisine bölünüyor: olayların ortaya çıkmasını sağlayan çok az sayıda insan, olayların gelişimini sağlayan ve tamamlanmasını izleyen biraz daha kalabalık bir grup ve son olarak gerçekte ne olup bittiğini hiçbir zaman bilmeyen geniş bir çoğunluk » Nicholas Murray Butler, Pilgrim Society Başkanı.
ABD'ye kim izin verdi?
Tam da ABD’nin Suriye politikasının bundan daha da kötü bir durumda olamayacağını düşündüğümüz anda, geçen hafta bunu da yaşadık. Amerikan Ordusu, ABD’nin Suriye’de gayrimeşru olarak işgal ettiği bir askeri üstten hareketle Suriye Hükümet güçlerine iki kez saldırdı. Pentagon’a göre, Suriye Hükümetinin desteklediği güçlere yönelik olarak gerçekleştirilen saldırılar « savunma amaçlıydı », çünkü Suriyeli savaşçılar ABD tarafından Suriye’de tek taraflı olarak ilan edilen bir « çatışmasızlık bölgesine » yaklaşmaktaydılar. Suriye güçleri bölgede IŞİD’i izlemekteydi ama buna rağmen ABD onlara saldırdı.