Masal gibi
Temmuz ya da Ağustos ayının öğle güneşinde, günün o cehennemsi sıcağında etekleri makilerle lekelenmiş dağ olamayacak kadar yükselmiş tepelerin ardında yer yüzeyine koşut yatay giden toprak yola neden düştüklerini onlar da bilmiyorlardı. Hangisi gece, hangisi gündüz ötüyor önemli olmamakla birlikte, ortalığa kulak tırmalayan tek düze kara pelerinli bir Ağustos Böceği sessizliği sinmişti.,