Hava kapattı
Benim küçük dünyam daraldı, bu bitmek bilmeyen topraklarda sıkıştı kaldı.
Elde oyuncak olmuş içi bomboş teneke kürenin döndüğü yerde kilitlenen bilişsel bakışım, gün ve toprak gördükçe benzeşen gölgelerin serinliğinde tükenen bir nefes gibi kısılıverdi. Bilerek boşa adım attım, yorulmadım. Bilincin gücül nesnesi halı üstünde yuvarlandı. Aynı hayal kırıklarına ayakları kemiğe kadar batmış kalın sesler masa üstünden çatal bıçak ritminde eserken, ben dinliyor gibi yaparak hiçbirini önemseyip kaydetmedim. Masanın altındaki püçürükleri başparmağımla işaret parmağı arasına alıp çöp haznesinin kapağı açılır kapanır olan matchbox demir kamyonuma doldurdum. Üç yaşında kesin kararımı vermiştim. Dünya kurtlanmış bir pamuk şekerdi ve ben büyüyünce çöp olacaktım. Ele avuca sığmayan ve önce kendine yalancı. Aynı benden öncekiler, aynı onlar gibi.